32. Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.
33. Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş.
34. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, "Şüphesiz bu bilgin bir sihirbazdır" dedi.
35. "Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?"
36. Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy.Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."
37. "Sana bütün usta sihirbazları getirsinler."
38. Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.
39. insanlara da "Siz de toplanır mısınız?" denildi.
40. "Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız" (dediler.)
41. Sihirbazlar gelince, Firavun'a, "Eğer biz üstün gelirsek gerçekten bize bir mükafat var mı?" dediler.
42. Firavun, "Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız" dedi.
43. Mûsâ onlara, "Hadi ortaya atacağınız şeyi atın" dedi.
44. Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz" dediler.
45. Mûsâ da asasını attı. Bir de ne görsünler, asâ onların düzdükleri sihir takımlarını yutuyor.
46. Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
47. "Âlemlerin Rabbine inandık" dediler.
48. "Mûsâ'nın ve Hârûn'un Rabbi'ne."
49. Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.
50. Sihirbazlar şöyle dediler: "Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz."