sakın bana eskişehir demeyin..
nasıl anlatayım bilmiyorum. sene bilmem kaç üniversite sınavlarına hazırlanıyorum. hocalarımdan biri ne yaparsanız yapın eskişehirde öğrenci olmak için çabalayın dedi. en güzel öğrencilik orda geçer dedi. çalıştık çabaladık tabi kazanamadık. başka şehiri kazandım. ordan gelip tekrar bir sınava gireyim dedim. eskişehiri kazanmayayım mı? başladım sözlüklerden eskişehiri araştırmaya. bir övgüler bir övgüler. tabi büyük bir mutlulukla gittim. umduğumdan çok daha fazlasını buldum. şimdi kalkıp ordan ama soğuuuuk demeyin bana. evet lanet olacak kadar soğuk. ama ya nolucaktı. Akdenizli bir insan olarak elbette çok zorlandım ama soğuk bile çirkin yapamaz o memleketi. tam gittiğim sene kar üstüne kar da olunda tadından yenmedi a dostlar. öğrencilik yıllarımın en güzel günlerini eskişehir de geçirdim. ve öğretmenimi o zamanlarda anladım. tam bir öğrenci şehri. öğrenciliğim bitti hala giderim eskişehire. daha yılbaşında gittim. hani şu facebooklarda anaaaaamm kar diye çok fotoğraflar paylaşıldı ya hah işte ben o anı bizzat yaşayanlardanım. kopamazsın öle eğer güzel şeyler yaşadıysan. eğer sevmiyorsan cidden eğlenememişsindir. tek kötü yanı tramvayların son zamanlarda artık tahammül edilemeyecek kadar çok kalabalık olması. geçen bindiğimde resmen teyzeyle dudak dudağa yapışmamıza 3 parmak kalmıştı. şaka veya espri değil annem cidden öyle. sonra ,yeni seferler ve semtler eklenince diğer tramvayları beklemek o soğukta çile oluyor. ve bir şey daha ordaki neredeyse tüm belediye otobüsü şoförleri kendini padişah sanıyor. kendi egemenliklerini kurmuş sınırlarını çekmiş ben king'im diye dolaşıyorlar. itinayla kavga ediniz derim yoksa başka türlü burunları havadan inmiyor. yani seviyoruz diye de olumsuz yanları yok demiyoruz. çiböreğini donasını bilemem ama gidin anacım gidin yaşayın. yazın yine gidicem. mezuniyetimi kutlamaya. umarım yolum oraya hep düşer. işte tam olarak böle duygular barındırdığımdan mütevellit bana eskişehir demeyin çok özlüyorum nabim.