kürt alevisi

entry42 galeri
    20.
  1. birincisi, ırk kavramı yarı bilimsel bir kavram. bu işlerlerle uğraşanlar insanları renklerine göre veya kafaya yapılarına göre ayırmışlardır. ama mesela boylarına göre ayırmamışlardır, ya da kulak memesine göre ya da burun uzunluğuna göre. bu işte de bir yorumsallık var. etnisite ise tamamen yapıntıdır, kültürel olarak şekillenir, bundan ikiyüzyıl önce insanların zihinlerinde etnisite kavramı yoktu, kimliklerini belirleyen temel öğe dindi. dolayısıyla örneğin müslümanlığın yaygın olduğu bir yerde ermenice konuşan bir kişi müslüman olmuşsa, zamanla mensup olduğu dini kabul eden insanların dilini konuşmaya başlayacaktır. herhangi bir kayıt da yoksa bu insanın torunlarında ermenilikle ilgili her hangibir hatıra bulunmayacaktır. sonuç olarak kendisine kürt diyen birinin ataları pekala geçmişte türkçe konuşuyor olabilir, ya da tersi. kişi kendisini türk hissediyorsa türktür kürt hissediyorsa kürttür ermeni hissediyorsa ermenidir.

    ikincisi alevi kelimesi alevden gelmez, bu kelime türkçeye 19yy da girmiştir, ondan öncesinde bu kelime arapçada vardır ve hala kullanılmaktadır,oralarda HZ. Alinin soyundan gelenleri nitelemek için kullanılır.

    üçüncüsü, selahattin eyyübinin atalarında türkçe konuşan insanlar vardır, kürtçe ya da farsça ve arapça konuşan insanlar da vardır. selahattin etnik olarak melez bir insandır. hem kürtlerin hem arapların hem türklerin sahiplenmesi bundandır. şimdi o budur demek o şu değildir demek saçma bir yargıdır. Mevlana çoğunlukla farsça yazmıştır. ve farsilerin çoğunlukta olduğu yerden gelmiştir, büyük ihtimalle de farsidir ama türk olabilme ya da atalarından birisinin türklerle akraba olabilme ihtimali de vardır.

    dördüncüsü, kızılderililerin atalarının orta asyadan amerikaya gittiği şu andan bilim camiası açısından kanıtların başka bir bölgeyi işaret etmediği bilimsel bir gerçektir. aksi ispatlanana kadar. bu ataların neslinden gelenlerin bir kısmı da avrupaya gitmiştir. bir kısmı da orta asyada kalmaya devam etmiştir. tabi o zamanlar insanların zihninde harhangi bir etnik kavram yoktu, oluşmamıştı.

    beşincisi etnisite olgusu insanları ayırıyor, ve nefreti körüklüyorsa saçma bir kavramdır ve bir insan böyle davranıyorsa saçmalığın içinde debeleniyor demektir. Değilse ne ala insan oğlunun yaşamında bir çeşnidir.
    2 ...