zaten yani görünen köy kılavuz istemez. bu en insani en doğal hakkı kız çocuklarının da. ama tarih boyunca işte o çağın koşulları içinde farklı yerleşik anlayışlar olabiliyor ve onlar sanki doğruymuş gibi bir ön kabul olarak yerleşiyor insanların zihniyetine. ben her konuda şunu söylüyorum, her klişeleşmiş fikirle ilgili, her insan kendi içine dönüp 'ben ne düşünüyorum gerçekten bu konuda' diye düşünmeli. kendi ne hissettiğini, aslında neye inandığını... çünkü günlük hayatın rutiniyle karmaşası ve hızı arasında gerçekten insanın kendi fikrini ve düşüncelerini sorgulayacak zamanı kalmayabiliyor. zaten buna birazcık zaman ayırınca kız çocuklarının okutulmasının ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar. kız çocukları insandır, erkek çocukları gibi. üstelik kız çocukları doğanın onlara armağan ettiği doğurganlık lütfuyla ki bir kadının hayattaki en gerçek üretimidir çocuk sahibi olabilmek, bunun için ille de doğurmak gerekmiyor, o üretim yeteneğine sahip olabilmek bile, o yaratıcılığa sahip olan biri olarak o imkanlar hak edildiği şekilde sunulduğunda çok fazla değer katar kız çocuklarına. o yüzden kız çocuklarının okutulması olmazsa olmaz. inşallah bu çalışmalar, aktiviteler, bütün bu yerleşik, genel geçer ve çoğu da adaletsiz olan yargıların değişmesine katkıda bulunacak. bu kardelen projesi de öyle bir proje, o yüzden çok değerli yani.
şarkıları muhteşem, gerçekten sevilesi, melodilerinden önce sözleriyle vurup geçen, sadece müzisyenliği, şarkıcılığıyla değil insanlığıyla da sevilen kraliçe.
ki sevmeyen anlamaz zaten onun sesinin şarkıya kattığı değeri.