güçlü bir iktidara karşı yapılabilecekler listesinde yer alan şeylerden birkaçına örnek vermek gerekirse:
-yeni bir PARTi kurmak
-en güçlü muhalefetin çatısı altında toplanmak
gibi şeyler yer almaktadır.
şimdi ben bir milletvekiliyim ve chp'de artık yer almak istemiyorum diyelim.
-partiye gelen oylar bölünmesin deyip partide kalmaya devam edersem, muhalefeti iktidara çevirebilmek uğruna kendimden vazgeçmek zorunda kalırım.
-partiye gelen oylar bölünmesin diye düşünüp "daha güçlü olalım" diye çabalarsam, muhalefet içinde çatlak ses olacağım için "birlik istediğim" gerçeğinden saptığım düşünülecek ve muhalefet içinde muhalefet yaratmaktan dolayı kötü karşılanırım.
-partiye gelen oyları umursamayıp yeni bir PARTi kurarsam, eski partim olan chp'den ve birkaç partiden daha birkaç arkadaşı da kafalarsam chp'nin oylarını bölerim. lakin zaten %25-30 civarı bir partinin bir milletvekili olarak o dilimin %10'unu tek başıma ve yanımdaki diğer arkadaşlarla alabilmem mümkün sayılmaz.
-partiye gelen oyları umursamayıp yeni bir PARTi kurarsam , eski partim olan chp'den ve birkaç partiden daha birkaç arkadaşı da kafalarsam chp'nin oylarını büyük bir oranda bölebilirsem ve barajı geçebilirsem ne ala. ama muhtemelen geçemeyip barajı geçemeyeceğimden dolayı yaptığım tek şey chp'nin gücünden güç çalmak olacağı için muhalefeti güçlendirmiş sayılmam.
-"ben kendi söylemek istediklerimi diğer partilerden de alacağım destekle ve aynı fikirde olduğum insanlarla birlikte yeni bir çatı altında söyleyeceğim" diye ısrar edip bir PARTi kurarsam oy ile bir alıp veremediğim, bir pazarlığım olmadığı ortaya çıkar. iyi bir politik duruş sergilemiş olurum ancak iyi bir siyasi lider davranışı sayılmaz. en nihayetinde işim halkla ve halktan kopuk siyasetçilerin ne durumda oldukları ortada.
-daha önceden bulunduğum partide aynı fikirde olduğum insanlarla yer almadığım için yeni bir siyasi oluşum içerisine girdiysem, bir ideoloji ve fikir partisi olarak görülürüm. doğal olarak yine oy ile alıp veremediğim yoktur. "kaplumbağaseverler partisi" kuran adam ile aynı ideolojik ısrar içerisinde olacağım derken "ciddi bir muhalefet" veya "iktidar" hayallerinden vazgeçmiş olurum.
sonuç mu? iktidar olmak için malesef türkiye'de hatta belki de dünyada bir ideolojiye sahip olmanız yetmiyor. sosyo-ekonomik ve politik görüşü bambaşka olan insanları sadece "ideoloji" altında toplamaya çalışmak sadece bir "ideoloji" olarak görülecek ve görülmeye devam edilecektir. "sesimi duyuracağım, onlardan farklı olduğumu herkese göstereceğim" derken "sesini duyuramayıp herkesle aynı olduğunu" fark etmenin dayanılmaz hafifliği ile karşı karşıya kalmak insanı her alanda başarısız kılar ve geriye iter.