anadolu partisi

entry214 galeri
    117.
  1. ekşi sözlük'ten chrysaor mahlaslı yazarın izni ile girisini kopyalıyorum.

    --- alıntı ---
    mustafa kemal atatürk'ün iki büyük eserinden birisi olan cumhuriyet halk partisi'nin sosyal demokrat çizgiden ; kemalizm, cumhuriyetçilik, ulusalcılık, demokratlık, laiklik gibi türkiye'de sosyal demokrat bir parti olmak için gereken ana kavramlardan uzaklaşıp, " kendini bulma karmaşası içerisinde " maalesef partiyi ve ülkeyi kaosa sürüklemekten başka bir faaliyette bulunmuyor olması üzerine, umutsuzluktan doğmuş ve tek umut olma misyonu üstlenmiş parti.

    " yetersiz bir muhalefet " olmaktan veya olmaya çalışmaktan başka bir fonksiyonu kalmayan, altıoku sadece sembol düzeyinde kalan; atatürk ilke ve devrimlerine, bağımsız, çağdaş ve laik türkiye'ye bağlı olan ve bu kavramlara inanan kitleleri temsil etmekten uzak chp'den ve en önemlisi mevcut iktidarın uzun senelerdir ülkemize uyguladığı; çürümüş, emperyalist ve teslimiyetçi,kapitalist, ayrımcı, ayrılıkçı, ötekileştirici,gerici,hiyerarşik,eşitlikten yoksun, ortaçağ karanlığında , faşist, baskıcı, diktatör,ifade özgürlüğü karşıtı, dogmatik, ulusal değerlerden uzak, biat anlayışına sahip, eğitimsiz ve bilinç düzeyi düşük kitlelerin oluşmasına neden olan, küreselleşme esiri, abd politikalarının lokal uygulayıcılığını yapan, atatürk ilke ve devrimlerinden tamamen uzak ve karanlık düzenden kurtulmak için türkiye'nin tek ve belki de son şansı olan partidir. ayrıca türk siyasi tarihinin ilk kadın kurucuya sahip partisidir.

    türkiye'de demokrasinin ve cumhuriyet fonksiyonunun tam olarak işlemediğinin en güzel kanıtlarından birisi olan, " chp'ye oy vermeyi istemiyordum fakat maalesef başka bir alternatifim yoktu ve mevcut iktidarın karşısındaki en güçlü aday cumhuriyet halk partisiydi " söyleminden kurtulmak isteyen herkesi çevresinde toplayacak olan partidir. zira mustafa kemal atatürk'ün türk halkına en büyük ve anlamlı armağanlarından birisi olan seçme ve seçilme hakkı kavramının karşılığı; ülkemizin, bizlerin ve çocuklarımızın geleceğini tayin etme fonksiyonu olan değerli oylarımızı; inanmadığımız, güvenmediğimiz, ideolojik olarak bizi yansıtmadığını düşündüğümüz ama sadece tek alternatif ve çıkış yolu olarak gördüğümüz partiye oy vermek değildir.

    seksen sonrası çeşitli yöntemlerle apolitikleştirilen ve " özal kuşağı " olarak nitelendirdiğimiz nesil; belki politik ideolojilerden uzak bir nesil olarak görünüyor olabilir. fakat özgür, eşitlikçi, aydın,özel hayata müdahale alanı sınırlı, demokratik bir ülke istemektedir. söz konusu nesil bu isteklerini yansıtabilmesi amacı ile cumhuriyet halk partisini tercih etmektedir. fakat chp ana muhalefet partisi olarak mevcut iktidarın faşizan, özel hayata müdahalede sınır tanımayan, diktatör ve karanlık uygulamlarını bertaraf edebilecek hiç bir faaliyette bulunmadığı gibi, pasif siyaseti ve arkasına aldığı kitleleri temsil edememe sorunsalından dolayı, mevcut iktidarın bu kadar büyüyerek ülkeyi ele geçirmesinde ve karanlığa sürüklemesinde pay sahibi olmuştur.

    bugün gelinen noktada " oylar bölünmesin " felsefesini benimsemiş, atatürkçü, sosyal demokrat, aydın, ulusalcı ve sosyalist kitlelerin hiç bir kazanım elde edemediği aşikardır. bundan sonrasında da söz konusu durumun mevcut şekilde devam etmesi ve yine " oylar bölünmesin " bakış açısı ile herhangi bir kazanım elde edilemeyeceği gün gibi ortadadır. zira sosyal demokrat, atatürkçü, ulusalcı, demokrat, cumhuriyetçi ve sosyalist kitlelerin statukocu ve muhafazakar davranma şansı ve tercihi olmamalıdır. bu sözünü ettiğimiz ideolojilerin ve görüşlerin ana fikri ile çelişmekle beraber, ülkeyi içinden çıkılamaz bir kaos ortamına sürükleyecektir.

    anadolu partisi ve emine ülker tarhan türk solu için son umuttur. mevcut düzenden şikayet eden kitlelerin bu umudu yok etmesi halinde, gelecek dönemlerde kendilerinin ve çocuklarının maruz kalacağı karanlık akp tablosundan şikayet etme lüksü maalesef yoktur. zira mevcut düzeni değiştirmek için ihtiyaç olan taze kan anadolu partisi'dir.

    *anadolu topraklarında, eşitlikçi, çağdaş, laik, atatürk ilke ve devrimlerine bağlı bir düzen uygulanması için
    *hukukun çağdaş ve gerçek bir hukukçunun iktidarında " herkes için adalet " fonksiyonu ile çalışması için
    *sosyal devlet ilkesinin tüm fonksiyonları ile çalışması, " devletin halk için varolduğu " gerçeğini tekrar hatırlamamız için
    *insanların fikirlerini ve görüşlerini açıkça belirtebildiği, özgür protesto hakkını kullandığı için en birincil hakkı olan " yaşam hakkının " elinden alınmadığı bir ülke için
    *modern ve çağdaş bir medeniyet için.
    * dış politikası; teslimiyetçi, savaşçı ve masum insanların kanı ile beslenen, bağımsızlıktan uzak, emperyalist politikaların esareti altına giren bir dış politika ekseninden oldukça uzak, " yurtta sulh cihanda sulh " ilkesini benimsemiş bir politika anlayışına sahip bir ülke için
    *gelir dağılımının adaletsiz olmadığı, halk arasında sosyo kültürel ve ekonomik farkları bertaraf eden, homojen, eğitimli, farkındalığı olan, bilinç ve eğitim düzeyi yüksek kitleler için.
    *halktan alınan vergilerin yine halk adına " sosyal devlet " anlayışı çerçevesinde tüketilmesi için
    *halktın finanse ettiği ve güvenlik görevi üstlenmiş kurum ve teşkilatların sadece " halk güvenliği " fonksiyonu üstlenmesi, mevcut iktidarın kapıkulluğu misyonu üstlenerek, iktidarın poltikaları ile çelişen fikirlerini ifade özgürlüğü ilkesi ile demokratik protesto hakkını kullanmak sureti ile vurgulamaya çalışan insanların canlarına kastetmediği bir ülke için.
    *oturduğu koltuğu sadece kendi çıkarları için kullanan, halkın da mülkiyet hakkı olduğu devletin tüm varlığını yandaş şirketlere peşkeş çeken politikacıların olmadığı bir ülke için
    *sürekli yapılan özelleştirmeler ile devletin gelir kaynaklarını bir bir kurutarak, gelecek nesillere korkunç bir vergi yükü bırakan düzenden kurtulmak için
    *kendi vatandaşına, kanserli olduğu için devletinden yardım talep eden vatandaşına “ sadaka “ verdiği, “ takla at “ dediği, “ ananı da al git “ diyen siyasetçilerden uzak bir ülke için
    *sanatın tam anlamıyla tüm fonksiyonlarının işlediği, fikirlerinden dolayı kimsenin özgürlüğünün elinden alınmadığı, aydınların, sanatçıların kendi fikirlerini beyan ettiği için hedef gösterilmediği,
    *" taraf olmayan bertaraf " olur gibi faşizan bir bakış açısından uzak bir ülke için
    *basın, medya fonksiyonlarının sindirilerek, baskı altında tamamen taraflı yayın yaptığı, halkın gerçek haber alma hakkının ihlal edilmediği, gündemi sadece muhalif bir kaç mizah dergisinden takip etmek durumunda bırakılmadığımız bir ülke için,
    *sendikal haklarını savunamayan işçiler, atanamayan öğretmenler, gözaltına alınan doktorlar, fikirlerinden dolayı özgürlüğü kısıtlanan avukatlar, “ dayısı “ yok diye iş bulamayan üniversite mezunlarının olmadığı bir ülke için
    *ülkenizin emperyalist devletlerin ortadoğu üzerindeki stratejilerinin bir parçası olduğunu görüp, katliamlara ve savaşlara alet edildiği gerçeğini görüp, bu durumdan kurtulmak ve gelecek nesilleri bu kanlı savaşların bir parçası olmaktan kurtarmak için
    *etnik köken, mezhep, dil, din, ırk ayrımı yapılmadan " bütünleştirici " bir ülke yaratmak için
    *atatürk ilke ve devrimlerinden,cumhuriyet kazanımlarından uzak olmayan bir nesil yetiştirilmesi gerektiği için
    *halka "çapulcu", önemsenen değerlere "paçavra", atamıza " ayyaş" şeklinde ifadelerde bulunan siyasetçileri içermeyen bir ülke için
    *tabanına, ideolojisine uzak ve muhafazakar anlayıştaki bir cumhurbaşkanı adayını gazi mustafa kemal'in makamına oturtmak isteyen bir sosyal demokrat ana muhalefet partisi ile aynı anlayışta ilerlemeyen bir partinin iktidarı için,
    *iş cinayetlerinin olmadığı, işçi ve emekçilerin sendikal ve sosyal haklarının yok edilmediği;tüm haklarını savunabileceği, devlet çatısı altında emeklerinin karşılığını alarak " insanca " bir yaşam sürebilecekleri, halk için varolduğu gerçeğini tamamen unutan biat kültürü içindeki devlet görevlileri tarafından tekmelenmeyecekleri bir ülke için.
    *dayatma, ötekileştirme, tektipleştirme ve ayrımcılık içermeyen politikalar için,

    ve akp'nin uyguladığı politikalardan bıkan, umutsuzlaşan, ülkesini kaderine terketmek istemeyen vatanseverler için;

    tek çözüm yolu vardır. o da " chp'ye alternatifsizlikten dolayı oy veriyorum " diyen kitlelerin bir kez olsun "oylar bölünmesin" felsefesinden kurtularak verdiği destek ile büyüyecek olan, tabanına hitap etmekten uzak, kavram karşaması içerisindeki chp'nin tüzüğünden, atatürk'ün mirasından, altıokundan,isminin değerini taşıma fonksiyonundan, politik ideolojisinden uzaklaştığı gerçeğini farkederek, mevcut gidişhata dur diyebilecek tek siyasetçi emine ülker tarhan ve anadolu partisidir.

    2015 seçimlerinde oyumu hiç düşünmeden ve tereddüt etmeden; gezi protestoları esnasında tomanın önüne oturan, mevcut düzene legal bir başkaldırı yapan ve kurduğu parti ile izinden gittiği gazi mustafa kemal gibi devrimci ruh taşıyan emine ülker tarhan başkanlığındaki anadolu partisi'ne vereceğim ve partinin üyesi olarak, mevcut düzenden ülkemi ve gelecek nesilleri kurtarmak için elimden geleni yapacağım.

    emine ülker tarhan'ın söylediği gibi ;

    "bu ülkenin kadınları, erkekleri, gençleri bu ülkenin değerlerinin hırpalandığı her dönemde yapacak bir şey bulmuşlar."

    ve yine bulacaklardır...

    --- alıntı ---
    https://eksisozluk.com/entry/47034666
    0 ...