zihniyet dersi vermeye çalışan insanların destekçisi olduğu takım. çoğunluğun söylediğini söylemiyor, çoğunluğun yaptığını yapmıyor diye küçümsenen insanların, birilerine ders verircesine, felsefesine kadar tav olduğu takım. düz mantık ve üç kuruşluk futbol bilgisi, kimisinin sözde yöre hakimiyeti, koca camiaya laf atma hakkı veriyor maalesef. ülkemizdeki hiçbir birimde olmadığı gibi sözlükte de liyakat gözetilmediğinden, önüne gelen yazar olmuş; kıçı olan yazıyor afedersiniz. öyle entryler okudum ki ancak kıçtan çıkar bu fikirler diyebilmek zor olmadı.
şöyle bir düşünün ülkemizi... sesi çok çıkanın haksızlığını, haklı olup sesini duyuramayan mazlumları görmek pek mümkün her alanda. çoğunluk yapıyor diye doğru kabul edilen onlarca şey var önümüzde, aslında yanlış olan. ya da sırf çoğunluk yapıyor diye sebepsizce yapılanlar... ülkemiz insanlarının büyük bir bölümünün müslümanlığı dahi böyle. anne baba müslüman diye ezbere müslümanlar... yargıladın mı hiç?
otobüs durağında bekliyorum, kampüs içinde. üniversite beyinleri bu halde ya, geleceği düzeltecek diye beklediklerimizden belki de çok şey beklememek gerek diye düşündürdü bu durum. her neyse... dolmuş sırasına girecekken bir baktım yaklaşık 50 kişi yanlış yerde bekliyor. (doğru yerde tek bir kişi dahi yok. sebep de büyük ihtimalle, formasyon için başka üniversiteden mezun birilerinin, kampüsteki işleyişi bilmediği için orda beklemeye başlaması ve ardından gelen düşünmez beyinlerin sürüye uymasıydı. ) ben doğru olduğunu bildiğim yere yöneldim. benden 5-6 yaş büyük birisi, millet bu tarafta bekliyor dedi. (o da aynı üniversiteden mezun.) ama otobüs buraya gelecek dedim. o çoğunluğu seçti ve diğer tarafa gitti. inanır mısınız o üniversitede doçent olan adamlar geldi, yıllardır orda görev yapan adamlar ardımdan sıraya giremedi, çoğunluk diğer tarafta diye. tam arada beklediler. diğer tarafı seçen büyüğüm ordan seslendi, gel millet burda diye. ama beyin orda değildi. fikir de, mantık da... şu arafta kalanlar burayı seçse, millet buraya akar derken otobüs yanaştı ve tek kullanılan beyinin önünde durdu. hepsi yeniden sıraya...
şimdi bu hikaye niye? onun için de benim açıklamama ihtiyaç duyanlar anlamasa da olur zaten. anlayana...
bir de 3 temmuz süreci var ya. yerim lan ben onu. herkesin elinde deliller, herkeste 8. şahıslardan duyulmuş olmasına karşın, mükemmel bir içselleştirmeyle savunulan fikirler...
düşünebilen insanın çözümü kendinde vardır zaten. başkaları onaylamasa da olur.
size göre doğru olan cevaba puan vermeyen hocanız vardı elbet. en sevdiğiniz film tarzını acımasızca eleştiren can dostunuz? o kız sana göre değil diyen kankanız? işte içinizden bu eleştirilere rağmen fikrini değiştirmeyenler trabzonspor felsefesinde, ezikliğinden diğerlerini dinleyen de muhalefetindedir. (taassup da nedir biliriz. süper zeki bir kesim aklından geçirmesin diye...)
sonuç olarak:
düşünün millet!
ülkenin gerçekten ihtiyacı var buna.
basitlikten bile öte eleştiriler vardı bir de. inemedim oralara. affetsin o zümre. bir de düşünsün.
ve son olarak da, sizlere komiklik çıksın diye gece 12 den sonra yazdım. malzemeniz bol olsun...