çok güzel ağladım. şimdi o günkü halime gülüyorum ama çok kötüydü tabi.
ankara da çok ağır bir hafta geçirdikten sonra istanbula dönüyorum. havaalanındayım. inince telefon çalıyor. karşıdaki bir saydırıyor ama yanımda olsa tokadı yicek o kadar mal kendi çapında. zaten gece gündüz demeden çalıştım sırf iş bitsin oradan kurtulayım diye. bunun olayıda tabelası yanmıyormuş. elektrikçi pazartesi gelecek sakin olun diyorum yok bu akşam yakıcaksınız çocuk gibi yırtınıyor.
elektrikçiyi aradım o da pazar, yeni doğumuş çocuğum var ayaklarına yatıyor ben de buna bi güzel kaydım. işimi gördürmeden birde. patronu aradım afi çocuk gibi davranma profesionel ol dedi bana. işi çöz dedi ve kapadı.
ben orada artık dayanamadım. attım butun bavulları oturdum havaalanında ama bir ağladım hıçkıra hıçkıra. insanlar falan kimse o an umrumda değil. zaten gözüm kimseyi görmüyor.
tabi sonra rahatladım. sildim gözyaşlarımı. başka bir ustamı aradım. abi bu işin parası neyse 3 katını veriyorum dedim. adam 2 saat sonra bitmiş fotoğrafını attı.
iyi niyetle konuşmakla bazen işler çözülmüyor. sonra ne oldu ben iyi bir mimar oldum, iyi bir eleman oldum vs vs yok böyle bir saçmalık.
ne gerek vardı beni bu kadar germeye. bu akşam tabelası yanmazsa cirosu düşüyormuş. kafayla betonu kırmak başka bir şey.
öyle işte bazen ağlamak iyidir. devam etmek için insana müthiş güç verir.