kimi antikapitalist geçinenleri de bir şekilde vuran yer. evet, o ben oluyorum.
her ne kadar starbucks'ların yakılıp yıkılmasına karşı olsam da haliyle bu starbucks düşmanlığına dahil olan biriyim, çünkü kapitalizmle çepeçevre sarılmışken bireysel tepki yeterli olmasa da karınca misali saf belli etmekti bu. ta ki geçenlerde kahve deryası sanıp arkadaşlarla starbucks'a oturana kadar.
hık mık dedim ama ikna ettiler bizimkiler, kıramadım. neyse, girerken kasanın önünde "honey and almond hot chocolate" yazısını okuyup "ballı bademli sıcak çikolata istiyorum" dedim, ilk defa içecektim zaten, ilk önüme geleni söyledim. eleman ne yaptı dersiniz: yüzünü şaşkınca buruşturup "hangisi oluyor o?" diye tezgahın önüne kadar eğildi. sonra "haa! honey almond hot chocolate demek istiyorsunuz!" dedi. "e ballı bademli sıcak çikolata işte?" dedim, ukalaca gülerek dönüp hazırlamaya başladı.
hani, "şirket yabancı ama çalışan türk, işleten türk, o yüzden özentilerin mekanı falan diye abartıyor muyuz acaba?" diye düşünürken, dakika 1 gol 1 oldu. türkçesini anlamıyor, ingilizcesini anlıyor, ben de onu demek istiyormuşum güya. daha da gelmem starbucks'a. (pek bir şey anlamadım tadından, seçimim yanlıştı belki de.)