sigara

entry3502 galeri ses1
    1887.
  1. heybeliada'da çay bahçesinde oturuyoruz yanımıza belkide 90 yaşında olan bir rum delikanlı abi geldi... kültablalarında sigraya bakarak ''içmeyin evlatlar enayi otu bu, değmez körelmenize''demişti. Bizim gruptan hanzo bir arkadaş ''bu kadar yaşasak ne olur ki, ne faydası oldu sana içmemenin?'' diye sorunca delikalı abimiz'' 6 evladım var 2 sini toprağa verdim, 14 torunum var, 8 de torunumun torunu var, acıları gördüm ama her paskalya'da yılbaşlarında bu yaşlı halime bakmadan evde oturacak yer kalmayacak kadar en az 50 kişi geliyor ne yapacağımı sevinçten şaşırıyorum, hiç değilse torunlarımı dedesiz bırakmadım evlat''dedi, adam hadi eyvallah gençler deyip herkese selam vere vere gözden kaybolduktan sonra bizim kibar hanzomuzun babasını akciğer kanserinden kaybettiğini üzüntü ile öğrendik. neşelensin diye konuyu değiştirdik ama hep dalgın oldu gözleri vapura binip mahalleye gelene kadar, ''ben bırakıyorum arkadaş bu mereti'' dedi, hayırlısı olsun kardeşim dedik. 11 seneden beri günde 2 pakete yakın içiyor, akranlarımız içinde ilk başlayanlardı mahallede, ''zor'' dedik. Yıl 2002 idi. Daha dün gördüm hastaneye gidiyordu, 3 numara olan kız çocuğunun aşısı için, ayak üstü sohbet ettik herzamanki gibi... ''maraton varmış belediyenin bu sene geliyorsun de mi?'' dedi, ''bakarız'' dedim. o günden sonra ağzına bir kere bile götürmedi, her sabah erkenden beşiktaştaki evinden kuruçeşme sahiline kadar koşar kır saçlı bıyıklı hanzo kardeşim. işe gidenler görürler onu, bazen parka dalar koşuyu orada devam ettirir, esas biz bırakmayarak hanzoluk ettik be kardeşim kusura bakma, artık hastaneye düştüğümüzde sen bize bakarsın...
    0 ...