evet, ülkem diyorum çünkü kendimi oraya ait hissediyorum ve bu sefer anladım ki döndüğüme it gibi pişmanım. bugün bana "hadi gel oturumunu geri veriyoruz" deseler uçarak giderim, o derece bir özlem var içimde. türkiye'ye döneceğim gün, yani bugün ayaklarım geri geri gitti. ama yapacak bir şey yok, döndük mecbur.
ama kararlıyım, bu sene okul bittikten sonra bir fırsatını bulup geri döneceğim oralara.
ayrıca neden bu kadar isviçre'ye düşkünüm, açıklayayım.
bir kere burada olmayan en önemli şey var orada, o da insana saygı... en basitinden yolda yürüyorsunuz ve hiç tanımadığınız birisi size selam veriyor ve gülümsüyor. kaldı ki bunu bir kişi değil, hemen hemen tüm ülke yapıyor.
eh, eğitim sistemi desen almış yürümüş... hele isviçre vatandaşıysan gelecek kaygısı denen olgu yok denecek kadar az. "ben bu işi yapacağım aga" demen yeterli, sonrası bir şekilde geliyor.
bunun dışında ülkede her şey bir düzen içerisinde. belli bir noktadan sonra "oha artık" diyorusunuz ama öyle.
misal, otobüsün geliş saati 10:02 ise, o dakikada orada olur otobüs. ne gecikir, ne de erken gelir.
lakin biraz pahalı bir ülke. geçim derdi sorun yaratabiliyor. ama aldığınız para da mesleğiniz varsa elinizde azımsanmayacak düzeyde.
velhasıl, dönmeyi deliler gibi istiyorum be sözlük.