bir adet teori. yazımın devamını, iki adet paleontolojik fosil kazısına katılmış bir birey olarak yazıyorum.
ilk olarak teori ile kanunu ele alalım.
teori, adından anlaşılacağı üzere, varsayımlarda bulunur, bu varsayımları da kanıtlarla desteklemeye çalışır.
yasa ise, var olan bir şeydir. değiştirilemez.
örnek olarak, newton'un yer çekimi yasasını kanıtlamak için ortaya "yer çekimi teorisi"ni atmıştır. daha sonra ise newton'un yer çekimi teorisi yasalaşmıştır. ama yer çekimi önceden de vardı. sadece nasıl olduğuna ilişkin bir kaç teori içinden, onu en iyi kanıtlayanı, yasalaştı.
tıpkı einstein'ın "genel görelilik yasası" gibi.
şimdi evrim konusuna tekrar dönelim. evrim, bir kanundur. bunu fosiller, taksonlar, popülasyon yayılımları destekler.
evrim kuramını açıklamak için iki popüler yasa vardır. birincisi, linneus'un ortaya attığı, "gen vücutta gelişir, gelecek nesile aktarılır" şeklinde olandı. genlerin vücutta gelişmediği ıspatlanınca bu teori çöktü.
ikinci olarak bilim dünyasının %98'i tarafından kabul edilen darwin'in evrim teorisi vardır. bu teorıi kısaca şöyledir:
"gen vücutta bozulur, gelecek nesile aktarılır. eğer bu değişen genler, o canlının doğaya daha iyi uyum sağlamasını sağlıyorsa, canlının yaşama ve genlerini bir sonraki nesile aktarma şansı daha fazla olur." şeklindedir.
tabi bir canlının evrim geçirmesi, bundan daha fazla faktöre bağlıdır. doğal seçilim, yapay seçilim, göç, seksüel seçilim gibi faktörler, daha sonra darwin'in teorisini daha iyileştirmek için kullanılmıştır. cinsel seçilime en iyi örnek, zürafalardır.
evrim yasasını kısaca anlatmak gerekirse, bir muz ile aynı kökenden gelmekteyiz. ister kabul edin, ister etmeyin, bilimin umrunda değil.