yıl olmuş 2050 pencereyi açıyorum çiçek dolu yemyeşil bir bahçe , kapıda yasemenlerin mis gibi kokusu ( yasemen çiçeğini hep merak ederim ama hiç görmedim koklamadım ) güneş odayı aydınlatıyor. Çalışma odama geçiyorum sessizce . Kitaplıkta feynmanın kitaplarının yanında benim kitabım. Masanın üstü notlarla dolu ama artık daha düzenli. 2 dil öğrenmişim bi ton yabancı kayağım var artık. Kahve almaya mutfağa giderken koridorda fotoğraflara bakıyorum. Mutlu huzurlu kocaman bir ailem. Tüm sevdiklerim her daim yanımda. Mutfağa geçiyorum buzdolabını açıyorum, çilekler böğürlenler kirazlar pastalar aman öğleden sonra yeriz diyorum, akşam çocuklar uğrar belki. Sade türk kahvesini hazırlıyorum eşime sesleniyorum beyaz çikolatayla geliyor. Her daim böyle nazik olduğu için hala gözlerimin içi gülüyor onu görünce .gazeteleri okuyup ne olcak bu memleketin hali diye sohbet ediyoruz malum artık yaş olmuş 60. kahveler bitiyor çalışma odalarına ayrılıyoruz...