bir bitkinin yapraklarının sıcak suyla banyo yaptırıldıktan sonra suya bıraktığı tat, renk, koku ve daha neler neler...
...bugün onursal abi almış eline kocaman çay kazanını, içindeki bayat çayı boşaltıyor. hafif stresliyim iş nedeniyle... içeri giriyorum. su var mı abi "kaave yabıcam" diyorum. herkes gelsin su sorsun, alsın gitsin diyor; hiç kimse de su koymasın. yanmış kazan kendi kendine, su mu var hani, ne suyu istiyon sen diyor. abi dibinde var işte büssürü, görüyorum desem de dayıyor isyanı, 50 kişi var burda birinin aklına gelmiyor su koymak. al şurdan damacanayı devir üstüne zor mu kardeşim. diye de öne sürüyor herkesin tembelliğini. abi bi bardak sıcak su alıcam, al, ketılı da açıyorum, ısıtır veririm bi bardak sıcak suyunu. bi bardak su aliyim gurban olim ya diyorum... "mına koyucam suyunun da çayının da, çay demliyoruz, millet çay demlenmeden geliyo açıyo kapağını, içine bakıyo. öyle olunca çay çay olmuyo ki, buharıyla pişçek çay. ne bok yemeye kaldırıyosa kapağını. sik var, neye bakıyon ki?" diye gözümün içine baka baka veriyor kalayı alayımıza. kafam beton gibi oluyor, sıcak sudan vazgeçiyorum. bazen bi bardak sıcak su neler kaybettiriyor. hep çayın ibneliği.