bir yandan artık okul bitse de terk etsek dediğim, bir yandan da ben bu düzeni nasıl bırakıp da döneceğim dediğim şehirdir.
bağlar kaldırımlarındaki çukurları bile çözdüm artık; acaba bu sefer su nerden sıçrayacak, espark güvenliklerinin siması beynime kazındı, her eve döndüğümde aynı yolları yürümekten içim sıkıldı, aytaç caddesinin her bir sokağını karış karış ezberledim. ama çok güzel dostluklar kazandırdı bana, kardeşimden ayırmayacağım insanlar.. bir de her bir karışında yaşadığım tarifsiz anlar.. ee beni, bana kazandırdığından bahsetmiyorum bile. bu şehre geldiğimde çocuktum resmen, 17 yaşındaydım. eskişehir'in ayazıyla büyüdüm, yazın katlanmak zorunda kaldığım kuru sıcağına değinmek dahi istemiyorum. kanatlı fırını'yla, del mundo'suyla, sağlık pide'siyle, karakedi bozacı'sıyla hatırımda kalacak. özleyecek miyim orasını yaşayıp göreceğiz.