fethullah gülen cemaati

entry1236 galeri
    677.
  1. bize anlatılan masonlardan herhangi bir farkı olmayan sözde dini, gerçekte ise siyasi ve ticari cemaat. masonlar nasıl anlatıldı bize? yok efendim bunların iş çevrelerinde, sanat camiasında çok yakın ilişkiler kurdukları güçlü insanlar varmış. "kardeşlik" adı altında birbirlerinin arkasını kollarlarmış, birbirlerinin iyi yerlere gelmelerini sağlarlarmış. amaçları bu şekilde güçlerini artırmak ve dünyaya hakim olmakmış falan. peki soruyorum şimdi, şu anki gülen cemaatinin (şu anki derken akp dönemi boyuncaki hallerini, hareketlerini kast ediyorum)o masonlardan ne farkı var?

    haa, ama ben size bazı cemaat mensuplarının buna nasıl baktığını da söyleyeyim. bunlar da şu haliyle anlattıkları masonlar ile gülencilerin çalışma şekli bakımından benzer olduklarını kabul ediyorlar. diyorlar ki, onlarla onların silahıyla savaşıyoruz. peki diyorsun, tıpkı onlar gibi davrandığın vakit onlardan ne farkın kalıyor? inançlarımız diyor. biz islam davasına hizmet ediyoruz, onlar satanizme falan filan...

    hz peygamber, müşriklere karşı müşriklerin müslümanlara ettiği zulmü yapmadı. onların yöntemlerini kullanmadı. bilakis, mantık odur ki düşmanının yaptığı işlerin aynısını sen de yapıyorsan, düşmanından bir farkın kalmamıştır.

    şimdi beni ne ilgilendirir bu adamların neye inandıkları, kime taptıkları? benim hakkımı yedikten sonra, mazlumun ahını aldıktan sonra 5 vakit namazınıza 10 tane daha katıp kılsanız ne yazar? şimdi hükümetin baskısı altında ezildikçe kendilerini şirin göstermeye çalışıyorlar. fuatavni ve türevi pek çok hesapla, pek çok kanallar vasıtasıyla kendilerini aklamaya çalışıyorlar, daha hala insan avı peşindeler.

    biz lisedeyken bunların kullandığı bir tabir vardı: "kafalamak". aklına girip cemaate bağladıkları insanlar için "kafaladık" derlerdi. bugün bile hala insanları kafalama peşindesiniz. bırakın artık. bir de bu kafalama işi öyle sandığınız gibi masum bir süreç olmadı hiç bir zaman. devletin okullarında, anadolunun bir köşesinden gelen çocukları psikolojik baskıyla kendilerine dahil etmeye uğraştılar. bir öğretmenimizin (devlet okulu öğretmeni), bir arkadaşı "neden abilere gelmiyorsun" diye sıkıştırdığını bilirim. o arkadaş da en yakın olduğum adamlardan biriydi lisede. bize liseyi dar ettiler. hala bile unutmam o günleri. akp iktidarının da ilk dönemiydi. şimdi söyleyin, üniversitelerde, liselerde kızlara zorla başını açtırmaya çalışan insanlardan ne farkınız kaldı?

    bunlar için iyi ve kötünün tanımı şudur: hocaefendinin olur verdiği her iş iyidir, güzeldir. onay vermedikleri ise, kötüdür. bu kadar basit. bunlar banka aldıklarında biz sorduk, faiz haram değil mi diye. bir arkadaşım babasına sorup cevap yetiştirdi bize: hocaefendi bu faiz değil kar payıdır demişmiş, helaldir demişmiş. zaten hocaefendi olur vermişse, bir bildiği varmışmış muhakkak. bu kafadaki adamın hocaefendisi çıkıp dese ki, "aslında cenaballah koyunları biz keselim diye değil (sümme haşa) onlara tapınalım, onlar vasıtasıyla yaradana şükürlerimizi sunalım diye yarattı" siz inanıyor musunuz ki bu adamlar "hoop ne yaptın lan, hoca dedik sen şaklaban çıktın" diye sesini yükseletecek. maalesef ben inanmıyorum buna. en azından cemaatin içinde buna bile sesini çıkarmayacak öyle büyük bir kitle var ki... faiz haramdır arkadaşım. kar payı, bilmem ne. bunların hepsi ayak oyunu. şark kurnazlığı. faize kar payı diyen, yarın "mute nikahı" diyerek kerhaneler de açar. "öldürdüysen kendin için mi öldürdün, allah için öldürdün sen" diyerek cinayetleri de meşrulaştırır. sakın yanlış anlaşılmasın, bu dediklerimi cemaatin yaptığını iddia etmiyorum. ama haram olan bir şeyi, türlü hilelerle haram olmaktan çıkaran, allahın sözünü inkara kalkışan bir sözüm ona dini cemaatin yarın neler yapacağını kestiremezsiniz. yoldan çıkılmıştır artık.

    biz burada senelerce tekrar tekrar yazdık gülen cemaatinin cia ile, amerikan hükümeti ile kurduğu tatlı ilişkileri. defalarca söyledik, dinler arası diyaloğun bir amerikan projesi olduğunu, cemaatin üst kısmının (başta gülen olmak üzere) bunlara bilerek, alt tabakanın da (ihvan takımı) istemeden maşalık yaptığını. en başta akpli it köpek sürüsü hırladı bize. yalan yok, gülen cemaatine yakınlık duyanlar genelde nazik ve kibardır. iyi niyetlidirler de. ancak insanın en büyük düşmanı nefs ve kibirdir. benim yolum yanlış olamaz dersen, birileri sana bunları anlattığında savuşturur geçersin. halbuki ben, o adamların "abi" diye hitap ettikleri, sohbetlerini dinledikleri insanlarla tanıştım, konuştum, görüştüm. aralarında iyi niyetli olanlar da vardır elbet ama siyasete bu kadar bulaşmış bir cemaatin iki yüzlü davranmaması mümkün müdür?

    akp ile araları iyiyken de, kötüyken de bunlara hep aynı vaazlar verilir. "siyasete karışmayın, bizim davamız koltuk davası değildir" denilir hep alt kesimdeki ihvanlara, muhibbanlara (cemaate sevgi duyanlara). halbuki onların demek istediği "bizim siyasetle işimiz olmaz" demek değildir. bilakis, "üst kadro siyasetle yeterince ilgileniyor zaten, siz sadece üsttekilerin size söylediklerini bilin, onlar kime derse ona oy verip destekleyin yeter" dir. çünkü alt tabakası, üniversitede kemalist adam görünce ateist zanneden bu cemaatin üst tabakası papanın elini öper, kardinallerle buluşup sohbet eder, hahamlarla öpüşür, tokalaşır... bunu da şöyle izah ederler alt tabakadakilere: "hocaefendi öyle büyük bir insan ki, nefsineağır da gelse müslim gayri müslim demeden tüm o insanların dergahına kadar gider ki bir müslüman insan da bundan istifade edebilsin, bir müslümanın işi görülsün diye". yani mealen derler ki, bizim onlarca ülkede okullarımız var, bunların selameti için müslümanla da oturup sohbet edilir, hristiyanla da, dinsiziyle de. yalnız ne hikmettir ki aynı mesele, ılımlı islam mevzusu hakkında yazılmış olan rand raporunda "gülen çok önemli bir isim ve hem yahudi dünyasında, hem de hristiyanlar arasında sevgi kazanmış, papanın elini öpmüş ılımlı bir kişiliktir" diye anlatılır.

    dediğim gibi, gülen cemaatinin iki yüzü var. birincisi alt tabakası. bunlar senin benim gibi normal insanlar. çoğu temiz, iyi yürekli, tek derdi kendi ülkesinde kendi dininin ve inançlarının gereklerini yerine getirebilmek olan insanlar. bu anlamda o gülencilerin, nurculardan, süleymancılardan, adıyamancılardan, ismail ağa cemaatinden, alevilerden, caferilerden... farkları yok. sadece inandıkları şeyler az veya çok değişebilir. beni ilgilendirir mi? ilgilendirmez. özetle bunlar saf ve temiz insanlardır. elbette hepsi için değil bu sözüm. içlerinde kul hakkı yiyenleri ben affetmem. ben affetsem, hakkını yedikleri insanlar affetmez.

    ama asıl bir üst tabaka vardır ki bunlar her türden insanla yatıp kalkabilir. her türlü siyasi, ticari ilişkiler kurabilir. sadece türkiyede, son dönemlerde dsp iktidarına (bkz: (hüsamettin özkan)), akpye ve bu son dönemde de chp ve mhpye yakınlık gösterdiklerini biliyoruz. işte bu adamlar tehlikelidir. cumhuriyet için de islam için de tehlikeli. bunlar kendi çıkarları için dine türlü türlü icatlar mı sokmazlar? türlü türlü insanlara iftiralar mı atmazlar? ne yapmazlar ki?

    gelelim paralel devlet söylemine. hani, başbakan iktidara geleli bir buçuk, iki sene gelmiş olsa diyeceğim ki bravo. helal olsun. çünkü o kadar doğru bir tespit ki paralel devlet söylemi. hukukun içine çöreklenmiş, mite sızmaya çalışmış, emniyete, milli eğitime, bakanlıklara ve daha nice kuruma girmiş bir yığın insan. bunların bir hocaefendisi var ve o ne talimat verirse onu yapıyorlar. milli çıkarların değil, cemaatin çıkarlarının peşindeler. bireysel akılla ve vicdanla değil, cemaatin kollektif aklı ve vicdanıyla hareket ediyorlar. buna paralel devlet denilmez de ne denir? ergenekon ve balyoz operasyonlarında bas bas bağırdık. haklı gerekçeleri olsun olmasın, bu süreç hukuki açıdan sağlıklı bir şekilde ilerlemiyor, adeta hasmane duygularla, intikam arzusuyla gerçekleştiriliyor. bu durum hukuka ve hukukun evrensel normlarına aykırıdır demedik mi? keser döndü sap döndü. şimdi bıçağın önünde cemaat ve muhibbanları var. oh olsun demiyorum, üzülüyorum. ama istiyorum ki artık görsünler geçmişte yaptıkları hataları. artık bu cemaatin bir dini cemaat olmadığını, tam da erdoğanın ve ekibinin dediği gibi bir paralel örgüt olduğunu görsünler. gülenden hocaefendi olmayacağını anlasınlar. bir mürşit hayaliyle kırk tane şaklabana kapılıp gitmekten vazgeçsinler.
    0 ...