hükumetin politikası sebebiyle vicdani ret ile beraber desteklenmesi gereken olaydır. askerliğin muhakkak yapılması gerektiğini ve olası seferberlik durumlarında her erkeğin/kadının azda olsa silah eğitimine hakim olması gerektiğini savunan bir insanım, sonuçta tehlikeli bir coğrafyada yaşıyoruz. ama ''kutsal bir görev bu, vatan borcu'' falan diyerek askere gidip patates soymak, tuvalet temizlemek, toplasan bir kaç atış yaptığın silah eğitiminde sınırlı kalmak, bunlar askerlik değil, bunlar için gidilecekse hiç gidilmesin daha iyi, para mı yok hükumette, tut özel hizmetçi, aşçı, temizlikçi falan yaptır bu işleri, askerin işi midir allasen patates soymak tuvalet temizlemek, böyle mi asker olunur? asker dediğin öldürür ve ölür, iyi birer katil adayı olur, budur askerlik, ötesi değil. adam gibi askerlik yaptıracaksan zorunlu tut bu olayı, patatesle tuvaletle olmaz bu işler, atış poligonlarına gitsen daha iyi silah kullanmayı öğrenirsin. bir diğer konu da suriye'ye, ırak'a dalmak için can atan bir hükumete sahip olmamız. suriye'nin ve ırak'ın savaşı bizim savaşımız değil, onların iç savaşları, ve bu sorunu dış güçlerin etkisinde kalmadan kendi içlerinde halletmeleri gerek, doğru olan bu, başkalarının savaşı için benim asker arkadaşlarım, kardeşlerim, abilerim, akrabalarım hatta ve hatta kendim ölmek istemiyorum. ama işgal altına gireriz, zor durumda kalırız, sanmıyorum ki çoğu kişi kaçsın askerlikten, seve seve giderler bende dahil. ama bu şartlar altında yoo dostum yoo, silahımız kiralık değil ve yalnızca kendi ülkemizin insanını koruruz, osmanlıcılık oynayan bir çakma padişahın izini takip etmeyiz, buda böyle biline. bu millet arap coğrafyasını koruyacağım, din kardeşlerimi koruyacağım diye birinci dünya savaşı'nda çok kan kaybetti, ihanete uğradı, diri diri yakıldı, aynı senaryonun tekrarlanmasını istemiyoruz biz, zaten arap'ları koruyabilecek kadar büyük bir ekonomimiz yok, ekonomi olmadan da askeri gücün bir anlamı yok.