çoğu kişi için kedinin ulaşamadığı ciğere mundar demesidir.
kusura bakmayın ama mezbeleden farksız bir evde banyo yapmayı unutmuş 3-4 adamla, yiyecek tek lokma yemeğin, giyecek tek bir temiz tişörtün olmadan yaşıyorsan evliliğe nasıl burun kıvırırsın ki? ya da ailelenle yaşıyorsan ve kırk yılın başında bir kız düşürdüğünde fellik fellik ev arıyorsan "bekar kalıp alayına giderim heheheheheh" dersin ki?
sen doğru düzgün bir evde, doğru düzgün bir gelirle yaşıyorsan, evin makul ölçülerde temiz, buzdolabı makul ölçüde dolu, eve gelen arkadaşların makul ölçüde medeni ise ve cinsel hayatın renkliyse o zaman anlarım evlenmek istememeni. ama burda evliliğe çamur atan erkeklerin çoğu evlilik hakkında bir bok bilmediği için konuşuyor.
kızlar ise evliliğin sorumluluğundan korkuyor. hem çalışıp hem bütün evin yükünü üstlenmek, kendi akrabalarınla uğraşmak yeterince sevimsizken üstüne bir de eşinin akrabaları ile uğraşmak, çocuk baskısına maruz kalmak, eve her gelenin anlamsız eleştirilerine laf yetiştirmek haklı olarak korkutuyor kızları.
özet olarak söylemek istediğim: tüm bu ayrıntıları boş verin. eğer sevdiğiniz kişiyle bir ömür geçirmeye karar vermişseniz, bir yerlere imza atmak, gelinlik giymek, aileler tatmin olsun diye düğün yapmak koymaz. sen tutsak değil, sevdiğinin eşi'sin. bu kadar basit.