baktılar böyle olmuyor, çekirdekten yetiştirelim mantığıyla eğitime yöneldirler. öyle ki çok daha iyi yerlere gelebilecek yandaşlarını bile eğitim fakültesine soktular. dersaneler açtılar. işlerini ciddiye alarak yaptılar. böylece hem para kazandılar hem de zeki çocuklara kancayı taktılar.
dersanelerde yetiştirdikleri kafası çalışan çocuklara kol kanat gerip para kazanmalarını sağladılar. böylece hem çıkar ilişkileri kurarak onları daha da kendilerine bağladılar hem de onlardan bağış topladılar. bir bölümünü de polis akademisi'ne sokarak amir yaptılar. kafası çok çalışmayanların ise hepsini akp'nin çıkarttığı 4 yıllık mezunu herkesi polis yapan yasa ile emniyet genel müdürlüğü'ne soktular. böylece amirler kendilerinden, memurlar kendilerinden oldu.
suçlu suçsuz demeden akp ve ftö'ye karşı olan herkesi içeri aldılar. ilhan selçuk gibi yetmişini devirmiş adamların bile bileklerine kelepçe taktılar. silivri toplama kampı'na kapatıp yıllarca gün ışığına hasret bıraktılar. ziyarete gelenlere olmadık onur kırıcı davranışlarda bulundular. devletin en gizli arşivlerine kadar girip savcılar eliyle buradan bilgileri aldılar. ve işin daha bok yanı bu bilgileri yalnızca kendileri kullanmadı. cia'e de servis ettiler.
30 mart 2014 türkiye yerel seçimleri bu nedenle çok önemliydi. bu ikisine de dur demek gerekiyordu. ama akp bunun da önlemini almıştı ve bir yandan sandıklarda, bir yandan seçsis'te oyları çaldı. özellikle ankara büyükşehir belediyesi işin cılkının çıkmasıydı. öyle ki göz göre göre i melih ve mahdumları oyları çaldılar. efkan ala seçim kurullarını bastı. allem ettiler, kallem ettiler ve sonunda i melih'i gene koltuğa oturttular. o günden beri mansur yavaş her itirazında ya kabul ettirilmedi ya da önüne yasal engel çekildi. kısaca türkiye'nin tüm kentlerinde, gerekmese de oy çaldılar.
ve bu yaşanan süreç bugün sürmektedir. ftö direniyor, rte vuruyor. ftö dolambaçlı yollardan akp'yi köşeye sıkıştırıyor. akp yolu kesmek için ftö üyelerini içeri alıyor. içeri alınan polisler zamanında aydınlara, askerlere, gazetecilere yaptıkları muamelenin kendilerine yapılması karşısında zırlıyorlar.