çok istedim aşık olmayı, olamadım ona... evet, itiraf ediyorum koca kafalı bir yalancıyım ben... ama demedim ki hiç aşığım diye... birkaç dakika önce bitti zaten ...
Bitirmek istiyordum bir süredir... Acıtıyordu artık canımı.. Dayanamayacağım kadar çok acıtıyordu. Beynimde, yüreğimde ve bilumum organlarımda kontrol dışı büyüyordu. Maddi ve manevi her şeyiyle çıkması lazımdı hayatımdan!. Maddi bir şey kalmamıştı zaten.
halbuki o'nu - o esas kalbimi yırtıp atanı - bana hatırlatacak her şeyin imhası büyük bir özveriyle gerçekleştirilmişti.. Bütün sorun kafamda yatıyordu!. Kafamda yatıyordun bütün benliğinle, ve bütün bensizliğinle. Ve onun yerinden sökülmesi lazımdı artık!..
Özgürlüğe bir adım kaldı, başarabilirdim belki de. Biraz azim, biraz can sıkıntısı, bir parça bulut ve birazcık yağmur.. Can sıkıntısı ölümüm olabilir. Belki o bir parça yağmur bir fırtına olacak, kim bilir!. Bulutlar güneşi saklayacak yıllarca benden. Ve silineceksin sonunda bilincimden. Ya da ben öyle zannedeceğim. Ya da onun gibi birşey. Bütün mesele bende!. Seni sökmenin bir yolu olmalı...
herkes "sevgilim dediğim yabancılar" dan ibaretti o'ndan sonra... o, kalbimi götüren, yaşamadığım ve bir daha yaşayamayacağım en güzel hissi yaşatan, en yüzüstü bırakan, en kendisi için beni, zamanında sevdiğini söylediği kadını uçuruma atan adamdan sonra... sevginin aşkın haketmekle bir alakası olmadığını anlamamı sağlayan adamdan sonra...
olsun... ondan sonra mantık var aşk yok.. daha iyi, acı yok..