aşk

entry15894 galeri
    11108.
  1. Ağır ol biraz, asla sakin falan da olmaya çalışma dingin de.
    Yoğun ol, karmaşık hatta. içinde kıyametler kopsun dışında yaprak kımıldamadan.
    Böyle bağırsan sanki dünyanın yarısını ateşe verecek gibi boğazında alev olsun kelimeler.
    Asla bağırma ama. içinde kalmalı onlar. Aklına gelen diline düşemeyen kelimeler.
    Magma döner durur ya aynen öyle olmalı kalbin. Senin kontolünde zaten beynin.
    Öylece boğuk ve yalnız dönüp durmalı. Durursa soğur, asla durmamalı.
    Soğursan ölür içindeki hisler.
    Elinden geldiği kadar, kalbin sürantrene olana kadar yoğurmalı bu alevleri.
    Ağırlığıyla ezilmemen gerek hem. Önce yavaş yavaş ısınmana da gerek yok.
    Al içine olan herşeyi öylece bastır. Tüm gücünle, varlığınla hatta olmayanınla.
    Hayallerinle bastır mesela, hayali bir taş yarat bin dünya ağırlığında.
    Çevir ondan sonra. Dönsün ışıktan daha hızlı, yüreğinden daha ağır.
    Mısır öğütür gibi harmandan çok çok sonra. Hayır hemen değil çok çok sonra.
    Değirmen taşının altında ezersin ya toza dönene kadar hah aynen öyle,
    çevir hepsini o hayali taşın altında toza dönene kadar.
    Sonra kinini kat içine, hırsını, kibrini, kuvvetini.
    Hepsinden sonra iyice karışıtır ve kat tam ortasına sevgini.
    Bastır onların ta ortasında kaybolana değin.
    Çevir tekrar, yoğur hepsini birbirine kat. Hepsini toza çevir,
    un gibi. Su istemez asla hamur olmak için. Sen sadece ez onları ve çevir.
    Yanacaklar zamanla. Eriyecekler tümüyle. Birbirlerine karışacaklar her haliyle.
    Sonra içinde bir yıldız gibi patlayacaklar. Canını öyle bir yakacaklar ki
    ölmekten dahi korkmayacaksın bir daha. Sonra dağıldıkları gibi geri dönecek hepsi.
    Aynı yere, bir araya. Daha katı daha yoğun daha sert daha sıcak.
    işte aşkın devinimini böyle sağlayacaksın.
    Ellerini korlara sokmak da ne demek, yüzünü yanana dek çakıllara sürtmekten de beter.
    Zincirlere vurulup sürüklenmek üstüne bir de dikenli kamçılarla dövülmek.
    Sonrası zaten senin elinde değil. istesen de kusamayacaksın bir daha.
    içinde ateşler güneşten daha sıcak yıldızlardan daha parlak da olsa dışına
    ne bir damla yaş düşecek ne de bir ah.
    Senin dağların da yok patlayacak, püsürecek. En iyisi de bu aslında.
    Hepsi içinde kalacak tümüyle, hiçbir eksiği gediği fazlası olmadan.
    Biri, hiç ilgisi olmayan alakasız biri. Hissedecek o ateşleri.
    Bilecek yandığını fakat bilmeyecek sebebini.
    Aklında olmayacaksın en güzeli, hatta daha güzeli kalbinde.
    istese bir çırpıda pulsar gibi öttürecek alevlerini ama
    o da evet o da istememeli. O emeğin sahibi değil, o bulut.
    Yağmur olup düşecek kim bilir nerelere. Sana değil asla.
    Kim bilir nerelere.
    0 ...