zihniyet olarak, avrupa'nın ortaçağını yaşayan millet...
bahsedeceğim kişi de öyle, sanal ortamda tanıştığım biri değil. kanlı ve canlı biri olarak karşımda, türkçesi de var. her neyse, çok kaderciler. sonra, namus ve ahlak anlayışları sadece giyim ve kuşamı , ibadetleri kapsıyor.
bunun dışında, canlı yayında haber sunan spikerin dekoltesine takmış, onun tuttuğu orucu sorguluyor. tutsa da kabul olmazmış.
bir diğer konuysa, ben namaz kılmadığım için, tuttuğum orucun kabul olmayacağını dedi. bende sinirlendim ve insanları ibadetten soğuttuklarından bahsettim. orucu, cehennem korkusu ya da toplum baskısı için tutmadığımı, aksine, nefsimi ve irademe sahip olmak için tuttuğumu, bilhassa allah emrettiği için tuttuğumdan bahsettim.
bugünde, kaderden bahsediyor. bildiğin insanların yaşam tarzı yüzünden ölümünü bile kadere atıyor... halbuki kader dediğimiz şey, bizim elimizde olmayan şeylerin belirlenmesi değil mi?
neyse, ortaçağ hristiyanlarının kafası neyse, şu anki arapların kafası da o şekilde. tek bildikleri insanları kınamak ve bu yüzdende mutsuz mutsuz yaşamak. mutsuz yaşarken başkalarını da gayet mutsuz ediyorlar.
not: genellemeyi sevmem. zaten tamamiyle bütün arapları da genellemedim. ya da sadece bir kişi üzerinden gitmedim. eski mesleğim gereği, bir çok arapla tanışma fırsatı yakaladım ve genel olarak yurtdışı yüzü görmüş olan araplarında fikirleri böyle. sabit genelde. ve türkleri genel olarak sevmiyorlar. ya da benim şansıma, türkleri pek seven bir arap çıkmadı. sevmek zorunda değiller ama, yine de bizleri sorgulamak onlara düşmez bence. özellikle sorguladıkları alan, sadece giyim kuşam ve ibadet oluyor genelde!