Bir ideoloji değil bir doktrindir. Türkiye'ye özgü uygulanabilir bir yapıdadır, pragmatist özellikleri sıkça taşır. Bununla beraber aslında benim değinmek istediğim genel konu kemalizmden ziyade kemalizme yönelik muhafazakar, islamcı kesmin eleştirilerine yönelik olacak: çok detaya girmeyeceğim ancak bir hatayı özellikle belirtmek isterim: muhafazakar, islamcı kesim hep şu argümanı kullanıyor ingilizler ya da yunanlılar Türkiye'yi işgal etmiş olsa idi aynen Mustafa Kemal'in yaptıklarını yaparlardı öncelikle bu yanlış bir tabir çünkü bütüncül yaklaşıyor olaya ancak şunu belirtmek gerekir ki gerçekten yer yer benzer hamleleri ingiltere ya da yunanistandan bu ülkeyi işgal etseler görebilirdik ancak tabii ki nihai amaç yönünden farklı olurdu tüm bunlar. Mustafa Kemal Atatürk tamamen zaten olmayacak olsada yer yer emperyalistlercede onaylanacak bazı devrimleri ve yenilikleri yapmış olması onun tam bağımsızlık, çağdaşlaşma, laiklik gibi amaçları doğrultusunda yapılmışken emperyalist devletlerin amaçları ancak kendilerine bağlama ve kendi savunmaları yönünde benzer bazı devrimleri kendilerince onaylamak olabilir. örneğin hilafetin kaldırılması bazı yabancı devletlerin işine gelmiş olabilir (ki bence işlevini yitirmiş olan bir kurumu çokda önemsediklerini sanmıyorum (bkz: arabistanlı lawrence) (bkz: şerif hüseyin) ) ancak Mustafa Kemal Atatürk'ün benzer hamlesi benim kanaatimce tamamen laiklik ve pozitivizm ile ilgiliydi. Yani ortada emperyalizmle bir anlaşma vesaire gibi bir durum yoktu ki her ne kadar tutanaklarda falan olmamasına karşın lozanda böyle bir şart vs varsa da bu durum ancak Türk heyetinin işine gelmiştir.