iskender palanın birkaç sözü ne de güzel anlatıyor aşkı;
"Galiba varlığın çekim alanına giren en ulvi acıydı aşk;ve maddeyi manaya veren en cömert sancıydı.Üzüm henüz yaratılmamışken insanları sarhoş eden o muydu acep?
insanı mutlu eden o ilk satır mıydı defalarca okunan, yoksa ilk satır arayışları mı tekrar be tekrarlanan?
Ve aşk... Kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.
Devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün?
Bir şeyin aşk olabilmesi için tutkulu olması,patolojik olması, anormal olması gerekir zannımca.
iştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni, yemek boğazda düğümleniyorsa; derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere; şen bir mecliste adı anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa, hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime, bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı; işte odur aşk.O ki göz kapakları kapandığında karanlıklar son bulmuyorsa, ne cür'et aşktan söz edile!?..
Aşk acıdır, hasrettir
Aşk ölümdür.
En sevdiğim satırları topladım,aşk derindir,olgunlaştırır, aşık olun..