nedense annem kadar yakın hissettiğim, ayrı kalınca özlediğim ve çok sevdiğim varlık.
tabi bebeklikte ve küçükken anneannemin fazlasıyla ilgilenmesinin büyük payı var. 20 küsür torunu olmasına rağmen beni hep ayrı tutar. çünkü onunla en çok vakit geçiren benim.
ama beni asıl ona bağlayan şey sanırım çocukluğumun anıları.
köyde evler de yakın olduğundan aileyle her kavga edişte oraya kaçar; bahçesine dadanıp sınırsızca dut, kiraz, vişne ne varsa yerdim.
özellikle kışın o karlı havalarda sobayı doldurması, beraber trt 1 de ana haberleri, ardından yedi numara yı izlememmiz, dedemin bana çekirdek soyması, soba fırınına atılan mis gibi patatesler hala hatırımdadır. hüzünle, özlemle anarım.
ama asıl anneannemi daha çok sevmemi sağlayan şey, gerçekten çok zeki olması. okuma yazması olmamasına ve kimsenin de öğretmemesine rağmen, bir çok şeyi anlamlandırıp ilişki kurabilmesi, bir çok telefon numarasını aklında tutabilmesi, pratik zekası ve olayları çözümleme yeteneğiyle kendisine hayran bırakır. ancak bunun tersine dedem, zeka ve akıl düzeyi olarak oldukça geri bir seviyede; ve bu yüzden anneannem her zaman ailede baskın olmuştur.
8 tane çocuğu olmasına rağmen 6 sı üniversite okumuş ve hepsi de çok iyi hayatlar kurmuştur kendisine. lakin, ünv okumayanlardan biri de annemdir ve malesef zekasının büyük kısmını dedemden almıştır. bu yüzden aneannemi annemden üstün tutar ve çok severim.