benim günlük yaşantımın islam'a uyduğu söylenemez. ayrıca kürt kültürüne göre de yetişmedim. annem kürt, babam türk ama ikisinin de memleketinden uzakta yaşıyorum. gerçi bunlar seni pek ilgilendirmiyor ama söylemlerimin tutuculuk çerçevesinde ağızdan çıkmadığını bilmeni isterim.
halifelik, ruhani bir makam değil. (çünkü islam'da din adamı yok, herkes dininin adamı sayılıyor.) tarihte çifter, üçer halifeler bile var olmuştur hatta. endülüs emevilerinin halifesi, abbasi halifesi ve fatımi halifesi aynı döneme denk gelir. (eyyubiler fatımileri aradan çıkarmıştır ama, olsun.) yani her halife belirli bir grubun "sözcüsü" konumundadır. iyi kötü, çift tek, bir buçuk milenyuma dayanmış bir islam geleneğidir hilafet. daha sonra devlet gelip bunu ortadan kaldırıyor. ben buna evet mi diyeceğim? devlet kim oluyor da ortadan kaldırıyor bunu? bir geleneği. devlet bu konuda haksızdır. aksini iddia etmek ise akla mantığa sığmaz.
gelelim kürtlük konusuna. dedim ya, kürt kültürüyle yetişmedim ben. kürtçe konuşamıyorum en basitinden. ama devletin yaptığı ortada. her türlü aşiret imhası politikasını geçtim, çoğumuzun varsaydığı "muhtaç etme" politikasını da geçtim, hadi dersim'i de geçtim; 1983'te kürtçe yasaklandı be. ne demek bir dilin yasaklanması? ülkendeki milyonlarca insanın konuştuğu dilin yasaklanması ne demek? kürtçe konuştuğu için dövülen, hapishanelerde bok yedirilen insanları neden unutuyorsunuz? ben unutmam. edinmeye çalıştığım demokrat sıfatı bunu gerektirir.