Türklerle Moğollar iki kardeş millettir. Altay grubu denen akraba milletlerin en mühim iki tanesidir. Türkçe ve Moğolca eskiden tek dil olup ancak Hunlar çağında iki ayrı dil haline gelmiştir. Hun Türk münasebetleri adlı tebliğ ile bunu iddia ve ispat eden Türk, Moğol ve Çin dilleri bilgini Von Gabain olmuştur.
Türklerle Moğollar aynı kökten gelen iki kardeş millet olmakla beraber Çengiz Han, Moğol değil, Türktü. Çengizin Türklüğü tarihî geleneklerin dışında tarafsız çağdaş Çinlilerin tanıklığı ile de sabittir.
Profesör Zeki Velidi Togan, 1941′de yayınladığı Moğollar, Çengiz ve Türklük adlı küçük eserinde, (s. 18) ve 1946′da yayınladığı Umumî Türk Tarihine Giriş adlı büyük ve değerli eserinde (s. 66) Çengiz Kaanı 1221′de ziyaret eden Çao-hong adlı bir Çin elçisinin verdiği bilgiyi nakletmiştir. Bu elçi, Çengizin eski Şato Türklerinden indiğini gayet açık olarak belirtmiştir.
Şatolar ise, bilindiği üzere eski Gök Türklerden inen büyük bir uruktur. Çengizin tipi hakkındaki tarihî bilgiler de (uzun boy, kumral saç, beyaz ten, yeşil göz) eski Gök Türk kağanlarınınkine uymaktadır.
Çengizin aile adı olan Börçegin, Börü Teginin Moğolca söylenişinden ibaret olduğu gibi Çengiz kelimesi de Tengiz yani Deniz kelimesinin Moğolca söylenişinden başka bir şey değildir. Türkçede t ile başlayan kelimelerin Moğolcada ç ile başladığını Altay dilleri uzmanları söylemektedir.
Çengizin ailesi hiç şüphesiz eski Türk devlet geleneğine uygun olarak çok eski zamandan beri Moğollardan bir kısmı üzerinde (belki de Moğollaşmış Türkler üzerinde) beğlik eden bir Eçine Hanedanı kolu idi.
Bu hanedanda Türk geleneklerinin devam etmekte olduğu Çengizin oğullarından Çağatay ve Ögedeyin adlarından gözükmektedir. Çağa ve Öge bilindiği üzere, Türkçe kelimelerdir.
Kısacası, artık diyoruz ki, Cengiz Han, Moğol değil Türktü. Hem de bunu kişisel görü veya kanaatimiz olarak değil, tamamen bilimsel olarak söylüyoruz.