Gaziantep de her sokak başında rastlamak mümkün. 15 günlüğüne ankara dan gaziantepe geldim. Büyük şehirlerde genellikle dilencilik yapan, mendil satan, ışıklarda cam silen suriyelilere rastlamışızdır. Ama durum suriye sınırına yakın illerimizde meğer farklıymış. Şuan misafirliğe geldiğim evin hemen karşısında suriyeli bir aile oturmakta. Sitenin bahçesinde sadece onlara ait 5 araba bulunmakta. Yollarda suriye plakalı camaro ve corvette gibi lüks araçlar görmek bile mümkün.
Dün piknik yapmaya gittiğimizde her 3 arabadan 1 i suriye plakalı olduğunu fark ettim. O kadar keyiflerine düşkünler ki her hafta sonu bütün piknik alanları dolup taşıyor ve çoğu da suriyeli. Marketlerde belirli günlerde yapılan indirimlerde suriyeliler kıtlıktan çıkmış gibi saldırıyorlar. Sırf bir market 1 ekmek alana 1 ekmek bedava indirimi yaptığı için 10-15 ekmek alanı bile gördüm. Sırf bunla da kalsalar iyi, aşırı derece terbiyesizler de. Yaptıkları hatayı kabul etmezler ve arabça konuşarak sürekli baş şişirirler. Bir şeyleri anlatmaya çalışamazsın. Bazıları o kadar rahat ki otobüslere binerken para verme zahmeti bile göstermiyorlar. Şoförler de artık alışmış durumda ve bir şey diyemiyorlar.
Gaziantep'e geleli 1 gün bile olmamışken sabahı 100 tl verdiğim yeni ayakkabımı çaldılar. Devlet bunlara sahip çıkacağım derken başımıza dert ettiler. Umarım suriye de savaş biter bitmez defolup giderler.
En büyük korkum 1 milyonu aşkın suriyeli tavuk gibi yumurtlamaya başlar ise 50-75 yıl sonra sayıları 5 milyona bile dayanır. O zaman kürtler gibi özerklik isterlerse o zaman görürüm sizi ben...