sizin çürümüş aydınlığınızda ahmet kaya tişörtü giyerek dolaşıyorum geceleri. sesinin renginde oluyor tişörtün geri kalanı. yoksa trafik ışıklarının rengini bilmem, bileni de bilmem. rüyalarımı ve gözyaşlarımı büyütüyorsa, çocukluğumdan kalan renkleri karalıyorsa sesi. ahmed arif'ler dinliyorum sesinde. hiç görmediğim diyarbekir'i olduğundan farklı düşünüyorum.
ırk rengim türk, biraz göçmeniz amma batıdan. yoksa beni sempatizanlıkla suçlayacaksınız. yaşar'a sorun o işi ben bilmem. ben hiç ırak'a girip girip her allahın günü, birden unutmadım, yutmadım dediğimi. ben halkımı hiç kandırmadım.
ahmet kaya'ya dönersek. düş dağlarından kopan parçalardır. karanlığın sesi olsa böyle olurdu. belki de budur.