oh ne ala memleket! sahabeden, büyük tefsircilerden, mezhep imamlarından hiçbiri "bana allah'dan ilham(!) geldi" dememesine rağmen ibn-i arabi ve de said-i kürdi gibilerin iddialarını makul kabul edelim! efendim "vahiy" değil "ilham"mış! üstelik de kaynağı "levh-i mahfuz"muş!
bunca sahabeden, alimden bir tanesi bile, tefsirlerinin ilahi bir kaynağı olduğunu, kendi yorumları olmadığını, allah tarafından, levh-i mahfuz'dan "yazdırıldığını" iddia etmezken said-i kürdi ve benzerlerinin boş iddiaları hakikat sayılsın!
said-i kürdi, ibn'i arabi... bunlar kimdir? sahabeden, mezhep imamlarından büyük şahıslar mıdır? allah neden sahabeye nasip etmediği "ilahi ilham"ı bunlara nasip etmiş olsun? ancak şeytan gibi kibirli sahtekar meczuplar böyle iddialarda bulunur.
olmaz ama velev ki birilerine "ilahi ilham" gelmiş olsun. aklı başında samimi bir müslüman, kalkıp da peygamberlere özgü olan allah ile iletişim kurma, ondan buyruklar, sözler alıp iletme görevinden zerre farkı olmayan "ilahi ilham" iddiasını ortaya atar mı? ne gerek var? en azından insanların kafasının karışmaması için atmaz elbette. "bunlar benim, kuran'ı esas alarak yaptığım yorumlarım, görüşlerimdir" demek dururken, söylediklerinin allah'dan geldiğini, allah tarafından söyletildiğini iddia etmek? illa ilahi bir dayanak aramak? neden? sakın insanları kandırmak, etkilemek, el altından peygamberlik davası yürütmek için olmasın? hem kendilerine gelen -sözde- ilhamın ilahi olduğuna nasıl karar vermişler? cebrail mi bildirmiş?
gerçek şu: "ilahi ilham" iddiası, "bana vahiy geldi" dememek için bulunan bir bahanedir. iddia sahipleri, açıktan peygamberlik davasına kalksalar, taraftar bulamayacaklarını, bir ihtimal öldürüleceklerini bildikleri için bu yolu tutmuşlardır.
peygamberlerden başka kim ki "allah ile iletişim içinde olduğunu", "söylediklerinin aslında kendi sözü olmadığını allah'ın söylettiğini" ve hele ki sırrı allah'tan başka herkese kapalı olan levh-i mahfuzdan "ilham" edildiğini iddia eder, ehl'i sünnet ve'l cemaat akidesine göre küfretmiştir, kafirdir.