Hiçbir zaman ne peygamberlik davasında ne de mehdilik derdinde olmuş kişidir.
Risalelerini birazcık okuyan onun ne kadar büyük bir Peygamber ve kur'an aşığı Allah dostu olduğunu görür.
Onun derdi insanların imanını kurtarmak için çabalamaktır.
Senelerce zulüm görmüş, o hapishaneden bu hapishaneye sürülmüştür.
Defalarca zehirlenmiştir.
Mülhem olarak yazdırılan eserleri baskılara maruz kalmıştır.
Risaleleri mucize olan kur'an-ı Kerim'in icazlı bir tefsiridir.
Haşir, kader, ihlas tabiat ve tüm risalelerini paradigmalarından sıyrılarak okuyan o eserlerin ne büyük olduğunu anlayacaktır.
O bir garip gibi vefat etmiştir. öldüğünde ne malı ne mülkü vardı. Kabrinin yeri bile bilinmemektedir.
Bugün O risaleler bütün herkes tarafından kabul görmektedir. Risale-i nur cemaatleri, mahmut efendi cemaati, hizmet hareketi, norşin tarikatleri, menzil... neredeyse bütün islamî kesimler o eserlerden bugün faydalanmaktadır.
"milletimin imanını selamette görürsem, cehennemin alevleri arasında yanmaya razıyım. çünkü vücûdum yanarken gönlüm gül gülistan olur..."
"ümitvâr olunuz, şu istikbâl inkılâbı içerisinde en gür sada islamın olacaktır."
bu iki sözü insanı ne kadar etkiler... ihlâsı ve ümidi...
Allah mekanını cennette habib-i edib-i zişan efendimize komşu etsin...