'life is only interested, if life is wide.' demiş zamanında Lucien Carr. Hakikaten de, hayat çok monotında olabilir, buna keza sizi hiç aklınıza bile gelmeyen yönlere dahi çekebilir.
Bir ay önce meydana gelen olaylar dizisi, benim hayatımıda böyle bir yöne sürükledi. Hiç aklımda olmayan bir yere gitme kararı verdim, hiç aklımda olmayan bir insanla beraberim şimdi de. Hayatın yaptığımız seçimlerden ortaya çıkan bir olaylar dizisi olduğunu bir kere daha kendime kanıtladım. Şuanda da, bir yerden kopup uzun bir süre burayı terk-i diyar eyleme fikriyle yüzleşmekteyim. Belki de, hayatım şuanda bir boşluk içerisinde olduğundan böyle düşünüyorum. Bir kaç hafta öncesine kadar sınavlar ve öteki şeyler vardı, bu sınavlar ve öteki şeyler kafamı meşgul tutuyordu. Şuan ise, kendimi tamamen düşünmeye vermiş, evde canım sıkkınken kendimi bir anda deniz kenarında bira içiyor buluyorum. Etrafımda durup dönen hayat, benim seçeneklerimle şekillenen o hayat, bazen bana bile fazla geliyor. Böyle anlattığımda sanki çok boktan bi hayatım var gibi düşünülmesin, aksine şuan hayatımda neredeyse hiç bir problem yok. Aksine, her şey tıkırında, uzun süredir yapmak istediğim bir hedefimi de gerçekleştirdim, ama şimdide hedefsizliğin ve amaçsızlığın getirdiği bir kara delik'e düşmüş gibi hissediyorum.
Kısaca sözlük, hayat çok karmaşık bir şey. Keşke,hayatın nasıl bir olgu olduğuna dair basit bir açıklama bulabilseydim. Bunun cevabını kendime vermeyi gerçekten çok isterdim, hatta çok büyük miktar param olsaydı, bi bölümü gerek felsefik gerek ise materyalist yollardan bu soruya bir cevap bulmaya adardım. Ama yok ne yazık ki. Sanırım bu sorunun cevabını, yaşayarak öğreneceğim. Fin.