cezayı takip ettiğim ilk yıllarında gözüme gözüken bir şey vardı... bu adam birşeyleri savunuyordu. ama hakkaten savunuyordu. 2 kişiden oluşan nefret grubundan ayrılıp solo albüm yaptı tebrik ettik. "mülayimdi", usluydu, kaliteliydi. dedik ki; "hadi bakalım nefretten bir albüm daha bekliyoruz"...
ceza da dedi ki; "yok arkadaş ben tek takılcam"... bu cevap bizi üzmüştü. bir zamanlar kardeş dediği kankası, fuchs'u arkada bıraktı. baktı böyle daha hızlı olacak yükselişi, ardına bile bakmadı. ayrılmaz ikili olan, ibret alınası dostlukları olan bu iki kişiyi para vurmuştu. ceza konserlere başladı, klipler çekti ve birgün candan erçetin ile düğetine tanık olduk. "yavru naptın sen ya" desek de onun için candan erçetinin çok değerli bir sanatçı olduğu gerekçesi bu parçayı yaptırmıştı. tamam bizde bişey demedik, kaliteli şarkıcıdır, güzel bir parça yapmışlardır. iyide paralar almaya başlamıştır. birgün daha kıytırık bir popçu ile gördük. busefer ki halikaten kıytırık bir iş olmuştu. rap sever olduğum için utanç duyduğum bir parça olmuştu. ama ceza yılmadı savaştı didindi ve reklamlarda oynadı. o günden sonra reklam izlemez, rap dinlediğimi saklar oldmuştum. parayı gören işe atıldı, fuat'ta bu işe alet oldu.
yahu noluyor bunlara derken arkada karanlıkta duran, olan bitene gülen bir adam gördük. bu adamın ismi sagopa kajmer'di. gittik yanına, "yunus baba durum nedir?" diye sorduk. cevap alamadık, sırıtıyordu. bir bildiği vardır dedik albümünü bekledik. hakikaten rap ölmemiş, bir yerlerde hala felsefe yapan adamlar ve gerçekleri söyleyenler de varmış dedik.
bir gün ceza oraya kaydığımızı görünce bu adama diss parça yazdı. parçasında saydı, sövdü. bir kez daha gözümüzden düşmek için elinden geleni yaptı. tabi bizde onu kırmadık. arkadan da velet şakşak'ları ile yüz buldu. konuştuda konuştu sitesinde.
gel zaman git zaman bu adam konserlerinde "istanbul underground" diye bağrırken görüldü. tamam ordan geldin söyle, ama nerde olduğunu bilip söyle. çeşitli yerlerde bu insanın giydiği kıyafetlere baktık, sonra açıp mtv deki shaggy kliplerine baktık. "yuh be" dedik. rap'i kıyafet ile yapmaya çalıştığını fark ettik. tekrar gözlerimi kaydırdık olan bitenden. sabırla kaliteyi bekledik, özledik. paraya doymuş, burnu kalkmış biri gördük hep. minimini mayk'lar ile ne kadar farklı birşey yaptığını tekrarladı durdu. rap'in felsefesini paraya boğdu.
bozulmamış bir şeyler dinlemek isterseniz şu başlıklara bir ir göz atın;