Ülkücüleri sokağa dökmüyor diye eleştirilen devlet adamı.
Bu sokağa dökülmek nedir ya hakikaten biri tam olarak açıklasın. Ülkücüler üniversite'de çeşitli sosyal çevrelerde gerektiği yerde inisiyatif kullanıyor ve tepkisini gösteriyor. Hatta bu tepkiler basında "karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası" olarak aktarılıyor. 2008 Marmara Üniversitesi olaylarında bizzat bulundum karşı taraftan kesici aletle yaralanan 8-9 kişi vardı. Birkaçı satırla biri neşterle sırtından yaralanmıştı. Tabi olaylar mahkemeye taşındı ülkücü öğrencileri ve gençleri ülkücü olan mhp'ye üye olan hiçbir avukat savunamadı genel merkezin talimatıyla. Birçok ülkücünün de kalbi kırıldı bu davranışla. Ancak bir kıvılcım birçok Ülkücü gencin ölümüne sebebiyet verebilir. Ülkü ocakları dinamik bir yapıdır her yaş grubundan üyesi sevdalısı vardır ama irtibatı yüksek yoğunlukta tutanlar genellikle 17-28 yaş aralığında olanlardır. Evlenen işini kuran artık yoğun şekilde ocak faaliyetlerine vakit ayıramıyor.
Ülkücüler terminatör, rambo, robocop, komando vesaire değil. Ülkücülerin %80'inin belinde silahları da yok... Bizim silahlarımız kütüphaneler kalemler defterler. Devlet devlet olsun vatandaşın verdiği yetkiyi kullanarak terörle/teröristle her alanda mücadele etsin. Ülkücülerin haybeye sokağa atacak kurban verecek tek bir canı yok şu saatten sonra.
işinize geldiği zaman "ülkücüler mafya kaka çocuklar cahiller" işinize gelmediği zaman "nerede bunlar niye sokağa inmiyorlar"... Ülkücüler üniversite de pkk lılarla ve yardakçıları sosyalistlerle mücadele ederken çatışırken kendine "kemalist, ulusalcı" diyenler a dan z ye çekiliyordu köşesine. hatta onlarla bir olup "foşistler" diye yırtınanları da vardı.
Ülkücülere yetkiyi devlet ve millet verecek öyle ineceğiz sokaklara!