anektodum şöyle başlar . saç kurutma makinem daha fazla dayanamayıp dumanlar içinde yana yana bozulur. öğrenciydik, parayı ota boka harcardık, kıyamadık spotçudan alalım dedik. *
ikinci el satan bir mağazaya bir umutla girdim, ihtiyarda saç kurutma makinesi yokmuş ama m.canerkek diye bir spotçu tarif etti. öğrenciydik ara sokakları bilmezdik ilk ışıklardan döndük, öğrenciydik kaybolduk bi dükküna soralım dedik.
arada bizli konuşan ben: merhaba canerkek diye bi dükkan arıyorum. (öğrenciydik spotçu demeye utandık.)
çakal esnaf: ne alcanız (sorusunu çakar hemen bana)
arada bizli konuşmuş ben: saç kurutma makinesi
çakal esnaf: (dumur olmuş bir şekilde) benim bi akrabam var orda öyle şeyler satılmıyor. ne tam olarak?
arada bizli konuştular diyen ben: anladım bu çakalın adidas bayisi olan canerkek anladığını çaktırmadım, spotçu olduğunu söyliyimde akrabasıyla takışmasın diye düşünüp. m.canerkek spotçu dedim.
sorunsal başlatan çakal esnaf:* futbolcu mu?!?!? saç kurutmamın yanarken çıkardığı aynı koku geldi adamın scalp'ından(saçlı deri)
çekip gittim, cevap veremedim. öğrenciydik belki ama ara sokaklarda futbolcu satın almaya çalışmadık, çalışamayız.