para

entry1104 galeri
    69.
  1. Oyuna perdelerdeki gerilim açısından bakarsak, birinci, ikinci ve dördüncü perdelerde gerilimin oldukça düşük olduğu söylenebilir. Bankanın basıldığı üçüncü perdeyle, Onun kendisini ve hayatı sorguladığı beşinci perdede ise gerilim yüksektir.

    "Necip Fazıl, şiirden sonra, tiyatro eserleriyle dikkatleri üzerinde toplayan bir sanatçıdır. Hikâye, roman, fıkra, makale, deneme, hatıra ve inceleme türlerinde eserler vermesine rağmen, edebiyatımızda şairliğiyle tanınır. Onu şairliği kadar, üne kavuşturan tiyatro yazarlığıdır." (Tuncer,2001 s. 312 )
    O bankacıdır. Oyunu dikkatle okuduğumuzda Necip Fazılın bankalarda işlerin nasıl yürüdüğüne dair oldukça sağlam bilgileri olduğunu görürüz. Necip Fazıl, bu bilgileri Avrupadan Türkiyeye döndükten sonra bankalarda çalışarak elde etmiştir. Hüseyin Tuncer bu durumu şu cümlelerle ifade eder: N. Fazıl, Türkiye’ye döndüğü zaman, istanbul’da ve Ankara’da milli ve yabancı bankalarda (Hollanda, Osmanlı, iş Bankası)Memurluk ve müfettişlik görevlerinde bulunur.(Tuncer, 2001; s.303)
    Necip Fazıl, Para isimli oyununda Paranın ve maddiyatın esiri olmuş insanları eleştirir. Oyun bu yönüyle bir teze sahiptir. O başta olmak üzere oyunda bulunan tüm kişiler paranın esiridirler. Oyunun başlarında idealist bir genç görünümü çizen Oğlu bile sonradan para için babasının öldüğünü söyler.
    Oyunda olayların bilinmeyen bir yerde ve bilinmeyen bir zamanda geçmesi, oyunda anlatılanların tüm insanlığın evrensel sorunu olduğu görüşüyle paralellik taşımaktadır. Tüm maddi hırslar ve sonucundaki manevi yoksullaşma insanlığın bin yıllardan beri aşamadığı önemli sorunlarından birisidir. Necip Fazıl bu evrensel meseleyi, oyunundaki yeri zamanı ve hatta kahramanlarının isimlerini bile belirsizleştirerek ustaca işlemiştir.
    Para oyununun ilk perdesinde O, savaş beklentisi içindedir. Savaş çıkarsa karaborsacılık yaparak para kazanacaktır. Bilindiği gibi oyunun yazılış tarihi olan 1941 senesinde ikinci Dünya Savaşı devam etmektedir. Savaşa giren girmeyen tüm ülkeler sıkıntı içindedir. Karaborsacılık ve vurgunculuk ise dönemin gözde meslekleridir. Para oyunu bu yönüyle de ayaklarını yere sın derece sağlam basan bir oyundur.
    Necip Fazıl'ın oyunu önemli bir tezi savunmak amacıyla yazdığını belirtmiştik. Bu tezi ispatladığını belirten şu cümleleri buraya alabiliriz, Yazar saadeti sadece parada görüp gösterenlere, insanın sadece maddeden ibaret olmadığı tezini ispatta oldukça başarılıdır.(Çebi, 1981, s.74)

    KAYNAKÇA:

    ÇEBi, Hasan, Tiyatro Eserlerinde Madde ve Mânada Necip Fazıl, ist., 1981, 160s.

    KISAKÜREK, Necip Fazıl, Para, ist., (Tarihsiz), 162s.

    TUNCER, Hüseyin, Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatı 1, ist., 2001,654s.
    2 ...