yazardır, şairdir. kimine göre çok saygı duyulası biri kimine göre ise pisliğin, ayyaş sapığın tekidir. aslında hiçbiridir.
ne bu kadar abartılması makbuldür ne de tü kaka edilmesi. ama eminim ki yaşasaydı ergenlerin diline böylesine pelesenk olduğunu öğrense okkalı bir küfür fırlardı ağzından.
bir de bir güruh var ki hayatında hiç dibe batmamış, kaybedecek bir şeyinin olmaması nasıl bir şeydir hiç bilmeyen, bolluk içinde yaşayan. onlar da yeraltı edebiyatına merak salıp bukowski de bukowski diye cırlar durur.
her şey bir yana, yeri geldiğinde çok güzel şeyler anlatabilmiştir.
boncuklar sallanır, bulutlar örter
köpekler gül bahçesine işer
bir çocuğun kafasını koparır cani
dondurma külahından bir ısırık alır gibi
okyanus bir gelip
bir giderken
anlamsız bir ayın esaretinde.