ben bu yazıyı sana yazdım

entry30953 galeri
    20765.
  1. gitmek
    en kolay eylemdir aslında yapmasını bilene.
    ama her geldiğinde eskiler gelir gözünün önüne.
    bu sefer öyle değildi işte...

    katlanılamayan bir şehir. her yerin anılarla dolu olduğu.
    yine gelmek istemedim buraya ama zorundaydım.
    sonra uzattım tatilimi, sebebini bilmeden. hem de haddinden fazla uzattım.

    daha dün "aklıma sıçayım"diyordum.
    şu anda "iyi ki"diyorum seni her gördüğümde olduğu gibi.

    sabah seninle muhabbeti olan o insanı gördüğümde " kesin bugün görürüm " demiştim, yine hislerim yanıltmadı beni.
    bugün hiç yoktu planımda oraya gitmek. bir anda karar verdim aslında.
    bunalmıştım çünkü.

    otururken arkadaşın içeriye girip bana öyle baktığında "ah" dedim "keşke o da olsaydı"
    yanıma geldi sonra. "gelecek, çağırmıştım oturalım diye" dediğinde başka bir boyuta geçtim. duyamadım hiç bir şey.

    15dakika sonra...
    yine uzaktan, yürüyüşünden, mavili-beyazlı montundan, upuzun boyundan tanıdım seni en az 60 metre öteden.

    yanımdan geçerken göz ucuyla bakıp şok geçirdiğini hissettim. bilmiyordun benim burada olduğumu.
    sonra karşıma oturdun, yüzüme bile bakmadan...

    ama ben saatlerce izledim seni.
    mimiklerine hayran olduğum adamın yüzünde aşkı aradım.
    ellerini masanın üstünde tutuşundan ellerinin güzelliğini hatırlamaya çalıştım.
    gülüşünde sevgi, dalmanda özlem aradım.
    çay bardağını tutuşundan belimi kavrayıp kendine çekmelerin geldi aklıma.
    nefes alış verişinden sıcaklığın...

    kalktın sonra.
    yanımdaki herkese selam verip benim bırak gözlerimi, yüzüme bile bakmadan dönüp gittin.
    o gün geldi aklıma.
    ben ağlarken arkanı dönüp çekip gidişin.
    aynı, dedim. hiç değişmemiş.

    sen gittikten sonra anılar birikti gözlerimde.
    sonra onlar da terk etti beni göz yaşı olarak, senin gibi dokunarak gittiler vücudumdan.
    ama emdi yanaklarım tuzunu, tıpkı içimde kalan özlemin gibi.
    sildim, ama geçmedi, kaldı ıslaklığı.
    yetmedi yine içimdeki yangını söndürmeye...

    düşünüyorum yine.
    neden uzattım tatilimi?
    neden oraya gittim?
    neden kafedeki tek boş masa benim karşımdakiydi?
    neden titredi ellerim?
    ve sen kokusuna taptığım adam, nasıl hala bana hem yaşadığımı hissettirip hem de idam edebiliyorsun beni?

    cevaplarım yok.
    şıksız sorularım var benim.
    yakışıksız düşüncelerim.
    sahi, aşık mıyım sana?
    yoksa bu da kaderin kötü bir oyunu mu bana?

    ben bunu sana yazdım öpüşüne öldüğüm adam.
    tıpkı daha önce yazdıklarım gibi...
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük