Türkiyede "amerika'nın sesi" adlı radyo canlı yayın yapmaktadır; amaç birazda türkiyeyi amerikanın yanına savaşa çekmektir. ve o geceki canlı yayın radyosuna çok ünlü bir sinema oyuncusu konuktur.
radyo programcısı ünlü sinema oyuncusuna sorar;
"türkiyeye ne söylemek istiyorsunuz?" dünyaca ünlü sinema oyuncusu şöyle yanıt verir; "onlara bir nasrettin hoca fıkrası anlatmak istiyorum" ve devam eder, hocanın birgün kapısı çalınır, kapıyı çalan kişi, hocam eşşeğinizi ödünç alabilir miyim? diye sorar.
hoca cevap verir; eşşeğim burda değil. komşu tam giderken ahırdan eşşek anırma sesi duyulur, komşu hemen arkasını dönüp nasrettin hocaya der ki; "hoca hoca, utanmıyor musun yalan söylemeye koca sakalınla." nasrettin hoca; "sen bana mı inanıyorsun yoksa eşşeğin sesine mi?" ve o ünlü sinema oyuncusu sözlerine şöyle devam eder; işte beni türkiyeden dinleyen sevenlerime şunu demek istiyorum, "insanlık artık bir karara varsın, insanların sesini mi dinleyecekler, eşşeklerin anırmalarını mı?"
amerikanın sesi adlı radyo programına katılan o dünyaca ünlü sinema oyuncusunun adını söylemeye gerek yok sanırım.