genç werther'in acıları'nı okurken az da olsa gerçekleştirdiğim olay. kitap yazıldığında intihar olaylarında artış gözlenmiş bu arada. bu ne işime yarar demeyin, bakın ben öyle dedim ama şimdi burada bu bilgiyi vererek artislik yapıyorum.
ek olarak; goriot baba: balzac sırf ağlasın millet diye yazmış zaten. açlık: ağlayacak bir şey yok aslında ama açlık hüzünlü bir konu. knut hamsun'un sonbahar yıldızları altında kitabı da ağlatabilir çünkü iyi kitaptır. kölelikten kurtuluş: booker t. washington'un tek türkçeye çevrilmiş kitabı belkide tek kitabı. kitap önce ağlatır sonra gaza getirir. bulması çok zordur. okumama yardımcı olan lise kütüphanesine teşekkürler bu arada. semerkant: herhalde içinde ağlanacak şeyler vardı. çocukluğum: gorki'yle benzer çocukluk yaşadığımı iddia ediyorum. gün olur asra bedel: orada ölen deve ya da at vardı. bana yılmaz güney'in filminde ölen at'ı(yol filmiydi herhalde) hatırlatıyordu. üzülmüştüm lan:( alacakaranlık: çağımızın düştüğü yozluğu kitabı okumadan bile görebileceğiniz için bir ilke imza atmış diyebiliriz.
bonus eki; grundrisse: içinde bulunduğunuz sisteme ağlamaklı bir isyana teşvik ediyor, demedi demeyin.