hayat

entry2345 galeri ses1
    1451.
  1. ruh eşimi aramanın derdine düşüyorum yeryer. sanki kendi ruhumu biliyormuş, sanki benzerini görsem hemen tanıyacakmışım gibi...

    tüketim toplumun dikte ettiği kurallara bağlı kalmadan yaşayabilir mi insan??? bütün firmaların kendi ürettiği malın eskimesinden kazanç elde ettiği bir sistem. uzaya gittik ama kaçmayan çorap yapamıyor muyuz? saçma!!! amerikanın itfaiye departmanlarından birinde kullanılan ampülün 100. yaşını kutladığını kaç kişi biliyor? peki aynı malı üreten fabrikatörlerin üretimlerinin bir süre sonra eskiyeceğini, kullanılmayacağına dair anlaşmaya vardığını? avrupada ''planlı eskitme'' adında bir mühendislik dersi olduğunu???

    medeniyet çürüyen şeyler üzerinden gülümsüyor bize, el sallıyor. çürüyen vasıflar bazen mal bazen insan oluyor. 3 aylık maaşını telefona verenler olmasa sistemin yürümeyeceğini biliyor para babaları, reklam'a yükleniyor. ''bırak zekayı ve bilgiyi bu saati al ortamın kralı ol'' diyor ''okumaya ne gerek var senden daha akıllı bir telefon al!!! googleden bakarsın'' diyor. teknolojinin ilerlediği vasfı yıllardır beklenen bir yenilikmiş gibi bize sunuyor ve daha garibi kanıyor bir çoğu, farkını, önemini malzemeyle göstermeye yöneliyor. Ruhundan huzur kaçıran gedikleri parayla yamamaya kalkışıyor, gaflete düşüyor.

    ömrünün seccadesi paraya serili insanlarla yaşamak haz vermiyor bana. hayat optiğinde bir kaç yüzyıl kaydırma mı yaptım acaba?

    kısacası; mutsuzum ve kafam dağınık, evet sanırım yazım bunu bi derece yansıtıyor.
    0 ...