taktir edersiniz ki siyaset menfaat i işidir. cemaatle ak partinin ortak bir menfaatin kalmamasının yanı sıra ak partili işadamlarınin musiad mesela cemaatin işadamlarını kıskanması söz konusu tuskon mesela. zira müsiad bir büyürken tuskon kısa dönemde iki kat büyüdü. buradan doğan hasetle daha önce cemaaten olan fakat farklı sebeplerle oradan ayrılan kişilerin de desteğini alarak fetullah hoca ve cemaat hakkında kara propagandaya başladılar. böylece cemaatin en büyük finans kaynağı sayilan dershanelerin ve asya katılım bankası nın önünü kesmeye çalıştılar... bu süreç içerisinde cemaatin finans yapısı müthiş, medyası ve sosyal teşekkülleri berbat bir kriz yönetimi sergiledi... cemaatin bir diger hatası kendisini doğrudan siyasilere karşı savunması. şayet Deseydiler ki bu - dershanelerinde evlerinde sahibi allah'tır. bu teşekküllerin hepsi allah'ın ihsanıdır, bu teşekküllerin hepsi ümmeti muhammedin himmetleriyle tesis edildi, ohalde bunları koruyacak olan allah'tır. biz cemaat olarak siyasilerle baş edemeyiz. çünkü onlar siyasetçi biz cemaatiz. onlar atmaca, biz tavus kuşuyuz.- bu anlayışı başta hocaefendi ve sonra cemaat sergileyemedi... şayet bu tutumu sergileseydiler anadolu halkı mağduru koruma refleksi ile sizi hükümete karşı koruyacakti. ama cemaatin tüm teşekkülleri dişe diş gösterince durum buraya kadar geldi maalesef...