ölüm

entry4191 galeri ses3
    1889.
  1. duydukça midemi bulandıran artık hayatımın bir parçası olduğuna inandığım kelime.

    sabahın altısıydı telefonumun acı acı çaldığında. arayan kardeşimdi. eyvah dedim. garip anamın kara haberi geldi diye nefesim kesildi. korka korka titreye titreye açtım. hayırdır koçum dedim. emin amcamı kaybettik dedi. eyvah dedim. şu hastanedeyiz gel dedi. hazırlanmam ve hastaneye varmam yarım saatti. hastaneye vardığımda bir yerde babam bir yerde amcam bir yerde kuzenlerim perişanlardı. babamı en son büyük amcamın geçirdiği trafik kazasından beri bu kadar perişan görmemiştim. gittim sarıldım öptüm ağlamayın diye basit teselli cümleleri sarf ettim. dinleyene aşk olsun. sustum sonra. herkesin içinde ağlayamam ben. ölüme de pek ağlayamam ama içim yanmıştı. gittim kimsenin göremeyeceği bir yere. hüngür hüngür ağladım. en son sevdiceğin omuzlarında böyle ağlamıştım, birde yine aldığım ölüm haberi sonrası çalıştığım ofisin ortasına çöküp ağlamıştım. sonrası morgun önünde bekleme safhası. gasilhanedeki görevli isterseniz merhumu görebilirsiniz dedi. babam, ben ve kuzen girdik yanına. ölümün soğuk yüzü ile bir kez daha karşı karşıyaydım. yüzünü gördüm, amcamın çenesine ip bağlamışlardı, gözleri kapalıydı, buz gibi olmuştu yüzü. öptüm, son kez kokladım içime çeke çeke. göz yaşlarım göz kapaklarının üzerine düşmüştü. çıkmıştık o lanet yerden lakin ruhum orda kalmıştı. ilgili memur geri kalanını halledip tabut içerisinde getirdiğinde artık yılların yorgunluğu göz kapaklarına yansıyan amcamı kıyamete kadar dinlenebileceği yeni evine götürme vakti gelmişti. cenaze aracı ile çalıştığı iş yerine gittik. mesai arkadaşları ile helalleşti. sonrası istirahatgah. bir an olsun yanından ayrılmadım. ellerimle uğurladım ebediyete. sonrası yine hüzün yine saçma sapan bir yaşam kavgası.
    0 ...