fenerbahçe'nin sivas yenilgisi sonrası ciddi mana da acı çekmiş fenerbahçeli yazar. acıdan geçtim güzelleştim tavrı, onun da söylediği üzere fenerbahçeliliğinden kaynaklıydı. tabii burda 3 noktanın altını çizmek gerekiyor.
1) bu fenerbahçelilik objektiflikten inanılmaz uzaklaşmayı da öngörüyor. ve spor yorumculuğu yerine takım yorumculuğu söz konusu oluyor. işe ntv spor açısından bakarsak, tüm maçlar sonrası futbolu bilse de sadece rıdvan'dan yorum almak eşitlikten uzak bir tavır. yani bir galatasaraylı ya da bir beşiktaşlı rıdvan'ın yorumlarını dinlemek istemeyebilir. rıdvan gibi birisini çıkarıyorsan diğer iki büyük kulübünde yorumcusu orada olmalı. işe mümkün olduğunca objektif baksam da güntekin onay'ın konya maçındaki kötü futbolu vurgulama çabasına rağmen (ki 3-5 maçtır fazlaca böyle) rıdvan'ın konuyu ısrarla hakeme kilitlemesi hoş olmayabiliyor ciddi hakem hatasına rağmen. (asıl yapılması gereken, daha tarafsız tek spor yazarına ortamı bırakmak- mesela mehmet demirkol ya da futbol yorumları demode olsa da ömer üründül)
2) fenerbahçe'yi kaybedilmiş bu kritik üç puana rağmen fenerbahçe küllerinden doğacak bu kulüp hemen toparlanır aslında kaybediş kazanıştır mantığı gene yoğun hissiyatla ilişkili. üstelik manipülasyon kokan da tavırlar. camianın acele ayağa kalkması için seferberlik ilan etme durumu...
3)güntekin onay'ın kendi fikirlerini söyleyememesi. her cümlesinin ağzına tıkılması. rıdvan'ın ciddi hakimiyeti ve engellemeleri de dikkat çekici. programın sunucusu onay. fakat rıdvan konuşturmuyor, onay durumun farkında bir şey söyleyemiyor. neresinden bakarsan bak kötü bir yayıncılık örneği...