oldukça masraflı olan durumdur.
hatta iyi olsun diye uğraşırsanız neredeyse küçük çaplı nikah masrafına denk gelir.
aşamaları:
karar verme ve ufak çaplı alışveriş.
tek taş:
ne olacak altı üstü bir yüzük diye geçmeyin.
yok parlaklığı, yok karatı, yok altı yok içi derken en masraflı kalemdir.
hele "taş görünsün, mikroskop gerekmesin" derseniz, ülkenin döviz durumu göz önüne alındığı zaman minumum(!) 1500-2000 dolar arası bi para gözden çıkıyor.
takım elbise: özel gün aman iyi giyinelim diyerek, çarşının karışması devam ediyor.
iyi mekan: hem klişeden uzak olsun, hem güzel olsun; hem özel bi güne denk gelsin derseniz...
uğraş babam uğraş...
konuşma: ne desem, nasıl özel olsa...
nasıl klişelere bulaşmasam, nasıl ikna etsem, nasıl unutlmaz olsa...
derken yine saçlar beyazlama yolunda koşar adım gider.
bunların yanında ufak sürprizler aman o zamana kadar belli etmeyim derken iş zorlanır da zorlanır.
bütün bunları gördükten sonra sadece kızın bulunması yetmiyor diye düşünüyorsunuz.
doğru çünkü daha bu işin başlangıcı adetler devreye girmedi çünkü.
kız isteme, söz, nişan, düğün, balayı...
çocukları pistten alalım!
damat ve arkadaşları...
halay.
geçmiş olsun.
yine de bence tarihte en güzel olan behzat ç.'nin savcı esra'ya yaptığı "evlensen ya benle" dir.