ana kartı yakmış bir şahıstır. emrindeki binlerce fedaisine haşhaş içirip cinayete yollarken; kendi öz iki oğlunu birini cinayet, birini içki içiyor diye idam ettirmiştir.
kalbinden imanı kafandan dumanı eksik etme felsefesini hayatına tatbik etmiş bir manyak.
alamut kalesinin etrafı selçuklu hükümdarı tarafından çevrilmiş, elçi içeriye girip tebliğde bulunmak için huzura girmiştir;
"etrafınız çevrildi! teslim olun!"
hasan sabbah çekmiş tabi. hiç istifini bozmadan kafasını çevirir müridine;
"süleyman! bağırsaklarını görmek istiyorum!"
süleyman bir an bile düşünmeden hançeri çıkartıp karnını yarmıştır.
hasan sabbah bir başka müridine döner;
"muhyiddin! uç bakalım uçabilecek misin?"
muhyiddin anında kendisini alamut kalesinden aşağıya bırakır.
ve hasan sabbah elçiye döner;
"böyle 5000 küsür adamım var. dağılın amk"