DÜNYADA BEDDUAYA YER YOKTUR (18 Ekim 2001): Temel düşünce yapımız ve karakterimiz itibarıyla, bizim dünyamızda tel'in ve bedduaya yer yoktur.
BEDDUAYA AMiN DEMEMiZ MÜMKÜN DEĞiLDiR (15 Mart 2007): "Allah'ım! Falanların altını üstüne getir. Onu yerin dibine batır.. Evlerine feryâd u figân sal..." gibi ifadeler birer bedduadır ki bütün bunlarda murad-ı ilâhî başka türlü olabilir. Meselâ, bir dönemde, birine bedduada bulunmuşsunuz. Bir süre sonra bakıyorsunuz, o sizin avukatınız oluvermiş... Bütün bunlar, öfkeyle köpürmenin ötesinde şeyler söylemenin esas olduğunu göstermektedir. Müslüman'ın bedduaya "âmin" demesi asla doğru değildir.
EN AMANSIZ DÜŞMANLARA BEDDUA ETMEDiK (9 Mayıs 2011): Biz en zor günlerde, en amansız şekilde düşmanlık yapanlar hakkında bile bedduaya 'âmin' demedik, kimseye lânet okumadık.
DiLiMDE BEDDUAYA YER YOK (15 Eylül 2013): Eğer dilimin ufacık bir parçasında bedduaya yer olsaydı, 'Millete hizmet ediyoruz' dedikleri halde o iş içinde kendi çıkarlarını düşünenler, ihalelerde kendilerine pay ayıranlar hakkında "Allah sizi çoluk çocuğunuzla, beklentilerinizle, ümitlerinizle yerin dibine batırsın, mahvetsin!" derdim. Ama demedim; çünkü dilimde öyle bir bedduaya yer yok.
ALLAH ONLARIN EVLERiNE ATEŞLER SALSIN (20 Aralık 2013): Yaptıkları şey Kur'an'ın temel disiplinlerine, islam'ın hukukuna, modern hukuka, günümüz demokratik telakkilere aykırıysa; Allah bizi de onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın...