ya parkorman konserinde neredeyse en öndeydim, bu seferse en arkada ( bildiğin en arka orta, ışıkçıların önü ). ancak stadyum düzeninde en arkada olmak çok çok daha güzeldi. artık yaşlıyım bünyem mi kaldırmıyor nedir bilemem de o itiş kakışta bir şeyler yakalamaktansa, arkada ferah fezah birliğin ve bütünlüğün içinde yitip gitmek çok daha nefisti. petrucci' nin gitarı sahneye getirildiğinde kıyametin kopması, the spirit carries on çalınırken binlerce insanın çakmaklı eşliği ve kaderin hoş cilvelerinden biri olarak o esnada bir başka mekanda havai fişeklerin patlaması, yaşların gözlere hücumunu zar zor zaptetmemle sonuçlandı. cd sini alıp dinlemeden şarkılarını indirmemek gibi lanet bi huya sahip olduğumdan dolayı systematic chaos parçalarına biraz yabancıydım ( şimdi olsa dağıtırım ortalığı ülennn ). ancak home, pull me under, as i am gibi en sevilen şarkıların yanısıra benim için apayrı anlamları olan i walk beside you ve honor thy father' ı çaldılar. her dream theater sevenin benim yerimden o konseri izlemesini isterdim. sevginin fotosu çekilir mi? çekilir kardeşim... fotograf makinalarını içeri sokmuyorlar o ayrı.
edit: myung'ın hastasıyım. ellerini öpesim, o güzelim saçlarını okşayasım var. o derece. ha bi de allah rızası için bi sesini duyamadım.