duman kardeşimi çok çok iyi tanırım. kendisiyle 1994'ten bu yana "tanış" durumdayız. kendisi çok başarılı bir müzisyen, sahne performansına da diyecek yok doğrusu. ben biliyorum ki siz de bu hususta farklı düşünmüyorsunuz lakin ben başka bir husustan, dumanın uzun saçlarının hikayesinden bahsetmek istiyorum müsaade varsa. teşekkür ederim.
hiç unutmam, 1994'ün sonuna doğru duman kardeşim kederli vaziyette kapımı çaldı, içeri buyur ettim. boğazını temizleyip söz alarak, "erkan ağabeyciğim (kendisi bana böyle seslenir) ne yapacağımı bilemiyorum. ses desen var, özgünlük desen var, beste yapmaksa beste yapmak, grup kurmaksa grup kurmak... gel gelelim biz niye patlamıyoruz? artık sıkıldım non-meşhur olma durumumdan. offf yhaaaa!" dedi.
bu kederli hali beni endişeye sevk etmişti. hemen söz alarak "bak duman kardeşim, senin sahnen çok iyi. sözler, besteler falan oofff yıkılıyor yane. lakin bir şeyler eksik. hani muazzam bir çorba içersin ama bir şeyi eksiktir ya. hani o çorbaya iki pinçik tuz atınca ziyadesiyle leziz oluverir ya sanki öyle. sanki ufak bir rötüie ihtiyacın var gibi gibi." minvalinde destek cümleleri sarfiyatına giriştim.
duman kardeşim "hıı hımm sanırım haklısın erkan ağabeyciğim bunu düşüneceğim" diyerek evimden ayrıldı. bu konuşmanın üzerinden birkaç ay geçtikten sonra karşılaştım duman kardeşimle. kendisinde bir değişiklik vardı, vardı ama neydi? işte tam da o esnada duman kardeşim boğazını temizledi ve söze başladı:
"değerli erkan ağabeyciğim, en son görüşmemiz bende derin etkiler bıraktı ve sarf ettiği tümceler üzerine kafa yordum. dediğin gibi her şey vardı ama bir şey eksikti. saçlarımı uzatmakla altın rötuşu yapmış oldum"
dedi. o an nihayet anlamıştım, duman kardeşimdeki değişikliği. daldığım düşüncelerden duman kardeşimin sözüyle ayrıldım:
"tam bir rocker oldum artık. daha seçkin barlar bana iş teklif etmeye başladı. her geçen gün fan sayımız arttı ve finally bir yapımcı beni keşfetti. allah senden razı olsun erkan ağabeyciğim, artık seni baba bilirim" diye noktaladı sözlerini.
sözlük vesilesiyle hem duman kardeşimi ve hem de bu tatlı anıyı hatırlamak müthiş bir haz verdi bana. hemen telefona sarıldım "duman kardeşim ne günlerdi bee. sana her baktığımda gururlanıyorum. başarılarının devamını dilerim, allah senin iyiliğini versin e mi!" minvalinde bir övgü dizinine girişmek için lakin telefonu kapalı olunca sesli mesaj bırakma zaruretim hasıl oldu. ben inanıyorum ki duman kardeşim mesajımı alır almaz bana döner ve eski günleri yad etme fırsatına erişiriz zira duman kardeşim adamdır, insandır, adam kerrre adamdır!