sen öyle büyülü birisin ki, beni nasıl bu hale getirdin, anlamıyorum. gece yatarken seni düşünerek yastığa sarılıyorum. yastığım sen oluyorsun, kokluyorum... saçın burnumu gıdıklamış gibi gülüyorum, elimle burnumu kaşıyıp yastığa tatlı bi cimdik atıyorum. her an seni yaşıyor, hep seni görüyorum. baktığım camın buğusunda sen oluyorsun, silmeye kıyamıyorum. camı bile açmıyorum.
sen öyle büyülü birisin ki, bulutları bile sana benzetiyorum. beyaz gelinlik içinde masmavi denizde yüzüyormuş gibi görüyorum. el sallamak istiyorum sana ama deli derler diye korkuyorum. aşka kilit vurmuş kalbime çilingirci misali giriyorsun. yüreğim yeniden nefes alıyor, sana baktıkça huzur buluyorum..
sen öyle büyülü birisin ki, beyazı sadece sana yakıştırıyorum, pamuk helva gibi ısırasım geliyor yanaklarını, o dudakları öpmeyi istiyorum. elini tutmayı, avcumuz terleyene kadar gezmeyi düşlüyorum. saçlarına papatyalar örüyorum...
öyle büyülü birisin ki, liseli aşıklar gibi sana şarkılar yollamak istiyorum, adımızı ağaçlara kazımak, deftere kalpler çizmek istiyorum. seninle sinemaya gidip yanak yanağa film izlemek istiyorum. kim bilir belki de öpmek istiyorum.
ama sen öyle büyülü birisin ki, bir gizem var sende çözemiyorum. kıyıya bağlanmış bir kayık misali hırçın dalgalarda savruluyorsun. yosun tutmuş halatlarından bir türlü kurtulamıyorsun.
seni, yapayalnız evime, deli sevişmelere, aşka susamış yarınlara, soframın tam karşısına davet ediyorum. gel benimle... hayatın da, tutkunun da en koyusunu yaşayalım. aşkı bir kalpte tutalım. bir bedende erimek neymiş hatırlayalım. hiçbir şey düşünmeden, ne olacak sonu demeden aşkın rehber olduğu bir yolculuğa çıkalım. kopar halatını, kır zincirlerini... buradayım... bekliyorum...